Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda yaptığı konuşmada, son günlerde eğitim kurumlarını hedef alan silahlı saldırılara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olayların tüm toplumu derinden sarstığını ifade eden Yılmaz, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için taziye dileklerini iletti.
Soruşturma en küçük detayına kadar sürüyor
Yaşanan hadiselerin ardından tüm ilgili bakanlık ve kurumların koordineli bir şekilde çalıştığını belirten Yılmaz, incelemelerin titizlikle yürütüldüğünü vurguladı. Kamuoyunun ilerleyen süreçte daha kapsamlı ve doyurucu bir şekilde bilgilendirileceğini ifade eden Yılmaz, soruşturmanın kapsamına dair şu bilgileri verdi:
- Çok Boyutlu Analiz: Olaylar sosyolojik ve kültürel boyutlarının yanı sıra teknoloji bağımlılığı gibi modern sorunlar ışığında da inceleniyor.
- Ağ Bağlantıları Araştırılıyor: Saldırıların uluslararası istihbarat örgütleri veya radikal grupların oluşturduğu ağlarla bir bağlantısının olup olmadığı mercek altına alındı.
- Geleceğe Dönük Tedbirler: Benzer acıların tekrar yaşanmaması için alınması gereken uzun vadeli güvenlik önlemleri üzerinde yoğun bir çalışma yürütülüyor.
Teknoloji ve insani değerler vurgusu
Konuşmasında teknolojik dönüşümün sadece teknik bir ilerleme olmadığını hatırlatan Cevdet Yılmaz, teknolojinin insani ve ahlaki değerlerden kopuk olmasının yaratacağı tehlikelere dikkat çekti. Dünyanın farklı bölgelerinde ve özellikle Gazze’de yaşanan trajedilerin, kontrolsüz gücün nasıl bir “zulüm makinesine” dönüşebileceğini gösterdiğini ifade etti.
Türkiye’nin teknolojik egemenlik yolculuğunda sadece kullanıcı değil, üretici olma kararlılığını yineleyen Yılmaz, yapay zeka ve dijitalleşme gibi imkanların sosyal adaleti güçlendirmek ve fırsat eşitliğini sağlamak için kullanılacağını belirtti.
Bölgesel istikrar ve Türkiye’nin duruşu
Yakın coğrafyanın bir “ateş çemberinden” geçtiğini söyleyen Yılmaz; Gazze, Irak, Suriye ve son olarak İsrail-İran gerilimiyle artan çatışma ortamında Türkiye’nin güvenli liman vasfını korumaya devam edeceğini vurguladı. Her türlü provokasyona karşı caydırıcı gücün tahkim edileceğini ve barıştan yana tavrın sürdürüleceğini ifade etti.





















