Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ordudaki üst düzey bir yetkilinin karıştığı rüşvet skandalını “siyasi bir suç” olarak nitelendirerek ülkede geniş çaplı bir yolsuzlukla mücadele kampanyası başlattı. İç siyasetteki bu sarsıntının yanı sıra Pyongyang yönetimi, geçtiğimiz hafta Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından ABD ve müttefiklerine yönelik çok sert eleştirilerde bulundu.
Orduda rüşvet ve yolsuzluk depremi
Kuzey Kore devlet medyasında (KCNA) yer alan haberlere göre, iktidardaki İşçi Partisi ve ordu yetkililerinin katılımıyla başkent Pyongyang’da nadir görülen ortak bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya bizzat başkanlık eden Kim Jong Un, ordunun üst kademelerinde yaşanan yozlaşmaya dikkat çekerek yetkilileri uyardı. İşçi Partisi, bürokrasiye ve gücün kötüye kullanımına karşı “topyekûn bir savaş” ilan ettiğini duyurdu.
Üst düzey komutan görevden alındı
Yolsuzluk soruşturması kapsamında, ordunun Genel Siyasi Bürosu eski başkan yardımcısı Pak Hee Chol’un “büyük miktarda rüşvet almak” ve “sefa içinde yaşamak” suçlamalarıyla görevden alındığı ve Merkez Karar Alma Kurulu’ndan ihraç edildiği açıklandı. Pak Hee Chol’un son dört yıl içinde konumunu kullanarak haksız kazanç sağladığı ve liyakatsiz atamalar karşılığında zimmetine para geçirdiği belirtildi.
Kim Jong Un, devlet yöneticilerinin ilkeli ve dürüst olmaları gerektiğini vurgulayarak, “Partinin güvenini aklımızda tutmalı ve her şeyden önce halkı düşünmeliyiz” ifadelerini kullandı. Kapalı ve otoriter bir yapıyla yönetilen Kuzey Kore’de, üst düzey bir ismin devlet lideri tarafından ismen ve alenen hedef alınması, “ülke içi disiplini artırmaya yönelik kritik bir mesaj” olarak değerlendiriliyor.
Ankara’daki NATO Zirvesi’ne sert tepki
Kuzey Kore’nin gündemindeki bir diğer önemli başlık ise Batı dünyasının artan askeri ittifaklarıydı. Pyongyang yönetimi, geçtiğimiz salı günü Ankara’da gerçekleştirilen ve İttifak’ın Asya-Pasifik ortaklarının da katıldığı NATO Zirvesi’ni eleştiren resmi bir bildiri yayımladı.
“Asya-Pasifik’te savaş hazırlığı”
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, NATO liderlerinin Pyongyang’ın meşru egemenlik haklarını küresel bir tehdit gibi göstermeye çalıştığı savunuldu. Bildiride, NATO’nun savaş ve çatışmaya zemin hazırlayan bir yapıya dönüştüğü iddia edilerek, “Bu ittifak, Avrupa ve Asya-Pasifik’in barış ile güvenliği pahasına özel jeopolitik çıkarlar peşinde koşuyor” denildi.
Pyongyang, kendi egemenlik haklarını ve bölgesel güvenliğini korumak adına gerekli tüm adımları atmaktan çekinmeyeceğini yinelerken, ABD’nin ve NATO müttefiklerinin artan silahlanma stratejilerini (zirvede kararlaştırılan 50 milyar dolarlık savunma sanayii yatırımlarına atıfta bulunarak) bölge için büyük bir risk olarak tanımladı.



