İspanya hükümeti, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve derinleşen insani kriz karşısında Avrupa Birliği (AB) nezdindeki en somut diplomatik hamlesini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Başbakan Pedro Sanchez, 21 Nisan Salı günü Brüksel’de yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, İsrail ile yürütülen ticari ve siyasi ortaklık anlaşmasının tamamen feshedilmesini resmi olarak önereceklerini açıkladı.
Endülüs bölgesindeki bir mitingde konuşan Sanchez, AB’nin temel ilkelerine atıfta bulunarak, “Uluslararası hukuku, dolayısıyla Avrupa Birliği’nin ilke ve değerlerini ihlal eden bir hükümet, birliğin ortağı olamaz. Bu kadar basit.” ifadelerini kullandı. İspanyol lider, bu kararın İsrail halkına yönelik olmadığını, aksine halkı dost olarak gördüklerini ancak Netanyahu yönetiminin bölgede yarattığı “acı ve yıkımın” uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı.
Avrupa başkentlerinde görüş ayrılığı
İspanya’nın bu radikal talebi, AB içerisinde bir fikir ayrılığını da beraberinde getiriyor. Madrid’in bu önerisine Slovenya ve İrlanda’nın tam destek verdiği bilinirken; Almanya ve Avusturya başta olmak üzere bazı üye ülkelerin İsrail ile ilişkilerin kesilmesine şiddetle karşı çıktığı görülüyor. Kararın yürürlüğe girmesi için tüm üye ülkelerin oy birliği gerekiyor, bu da diplomatik sürecin oldukça zorlu geçeceğine işaret ediyor.
İç siyaset ve sivil toplum baskısı
Sanchez hükümetinin bu adımı, hem koalisyon ortağı Sumar İttifakı’nın bir yılı aşkın süredir devam eden ısrarlı talepleri hem de Avrupa genelindeki toplumsal tepkilerle şekillendi. “Avrupa Vatandaş Girişimi” çatısı altında toplanan 1 milyondan fazla imza, geçtiğimiz haftalarda AB Komisyonuna sunularak İsrail’e yönelik yaptırım uygulanması istenmişti. İspanya’nın bu hamlesi, halkın ve koalisyonun beklentilerini uluslararası platforma taşıma stratejisi olarak değerlendiriliyor.

