Tunceli’de üniversite öğrencisiyken kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında, dosyadaki gizli tanık ifadeleri ve teknik raporlar sarsıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Soruşturma dosyasında ilk kez “maktul” olarak anılan Doku’nun, kaybolmadan kısa süre önce sistematik bir şiddet ve istismar sarmalına alındığı öne sürüldü.
Gizli tanık “Şubat”tan ağır suçlamalar
Dosyaya giren “Şubat” kod isimli gizli tanığın ifadelerine göre Gülistan Doku, 27 Aralık 2019 tarihinde aralarında eski valinin oğlunun da bulunduğu üç kişi tarafından Tunceli Gençlik Merkezi’ne götürüldü. Gizli tanık, genç kızın burada cinsel istismara ve fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia etti. Bu ifade, Doku’nun kaybolma sürecindeki sır perdesini aralayacak en kritik iddialardan biri olarak kayıtlara geçti.
Hastane kayıtlarına profesyonel müdahale
Soruşturmanın bir diğer ayağında ise Doku’nun 31 Aralık 2019’daki hastane ziyaretine dair verilerin yok edildiği belirlendi. Savcılığa sunulan bilirkişi raporunda, o güne ait sistem loglarının bulunmamasının olağan bir durum olmadığı, kayıtların “yetkisiz teknik bir müdahale ile kasten silindiği” vurgulandı. Raporda, bu işlemin ancak profesyonel düzeyde yazılım bilgisi olan kişilerce yapılabileceği ifade edildi.
Gebelik şüphesi mercek altında
Soruşturma dosyasındaki belgelerde yer alan teknik veriler, Doku’nun o gün hastaneye gidiş sebebine dair önemli ipuçları veriyor. İncelemelerde; “gebe, kalp sesi, fetus” gibi başlıkların altında 120 ile 150 arasında değişen kalp sesi ölçümlerinin yapıldığına dair bulgulara ulaşıldı. Başsavcılık, silinen bu kayıtların Doku’nun olası gebelik durumuyla ilişkisini ve bu durumun olayla bağlantısını titizlikle araştırıyor.
Bakanlıklardan soruşturma ve müfettiş hamlesi
Yaşanan gelişmeler üzerine Sağlık Bakanlığı, hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili idari soruşturma başlatarak müfettiş görevlendirdi. İçişleri Bakanlığı ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldığını ve Sonel’in açığa alındığını duyurdu. Şu ana kadar aralarında “kasten öldürme” ve “delilleri yok etme” suçlamalarıyla tutuklananların da bulunduğu 13 şüpheli hakkında yasal işlemler devam ediyor.

