Avustralyalı okçu James Griffiths, henüz 19 yaşındayken yakalandığı Tip-2 diyabet nedeniyle hem görme yetisini hem de böbreklerini kaybetti. Karşılaştığı ağır sağlık sorunlarına rağmen hayata tutunan Griffiths, “İnsanlar bana bir şeyi yapamayacağımı söylediğinde pes etmem, aksine daha yaratıcı olurum” diyerek geleneksel yay ve ok sporunda imkansızı başarıyor.
Yaşadığı kayıplara rağmen kendisini şanslı hissettiğini dile getiren sporcu, uzuvlarını veya hayatını kaybeden insanların olduğunu belirterek moralini ve mücadele azmini daima yüksek tuttuğunu ifade ediyor.
Zihinsel haritalama ve sesli geri bildirimlerle atış
Görme engeli nedeniyle hedef tahtasını göremeyen Griffiths, atışlarını çevresindeki yönlendiricilerin ve antrenörünün desteğiyle gerçekleştiriyor. Çalışma sistemi tamamen akustik koordinasyon ve zihinsel odaklanma üzerine kuruluyor:
- Pozisyon alma: Çevresindeki sesli yönlendirmeleri dinleyerek atış öncesi en doğru duruş açısını yakalıyor.
- Geri bildirim mekanizması: Fırlatılan her okun ardından antrenörü okun tam olarak nereye isabet ettiğini sözlü olarak aktarıyor.
- Zihinsel harita: Aldığı geri bildirimleri zihninde birleştiren Avustralyalı okçu, hedef tahtasının konumunu kafasında görselleştirerek bir sonraki atışın açısını ayarlıyor.
Paralimpik dünya şampiyonası yolunda kararlı adımlar
Griffiths için her atış yalnızca bir spor müsabakası anlamına gelmiyor; aynı zamanda sınırların aşılabileceğini kanıtlama mücadelesi taşıyor. En büyük hedefinin engelli sporcular için düzenlenen Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda milli formayla yarışmak olduğunu belirten başarılı sporcu, görme engeline rağmen nelerin başarılabileceğini ailesine ve tüm dünyaya göstermek istediğini vurguluyor.
Engelli okçuluk branşında sporcular, fiziksel ve görme engellerinin derecelerine göre özel kategorilerde sınıflandırılarak adil rekabet koşullarında yarışıyor.

















