Yapay zekâ teknolojilerinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi, beraberinde getirdiği siber tehditler ve küresel riskler teknoloji dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Bu endişelerin önemli bir kısmı bizzat yapay zekâ laboratuvarlarında çalışan uzmanlar, yöneticiler ve riskleri duyurmak adına görevinden ayrılan personeller tarafından dile getiriliyor. Ancak Google bünyesindeki yapay zekâ birimi DeepMind, çalışanların sözleşmelerine eklenen tartışmalı bir madde sebebiyle şirket içi krizle karşı karşıya kaldı.
The Washington Post gazetesinin aktardığı bilgilere göre, birim çalışanlarının sözleşmelerinde yer alan özel bir madde; personelin işten ayrıldıktan sonra dahi hayatı boyunca şirket politikalarını ve teknolojilerini kamuoyu önünde eleştirmesini yasaklıyor. Bu durum, ifade özgürlüğünün kısıtlandığını savunan çalışanlar ile sözleşme şartlarının arkasında duran şirket yönetimi arasında gerilime neden oldu.
Askeri projeler ve istifayla gelen tartışma
Söz konusu gizlilik ve karalamama maddesi şirket sözleşmelerinde uzun süredir yer alsa da yakın dönemde yaşanan bir istifa olayı tartışmayı alevlendirdi. Eski Google çalışanı Sophia Ligouri, şirketin askeri amaçlı yapay zekâ teknolojileri geliştirmesini protesto ederek görevini bıraktığını duyurdu. BBC’ye konuşan Ligouri, sözleşmesindeki ömür boyu basına ve sosyal medyaya konuşma yasağını hiçe sayarak kurum içi politikalara yönelik eleştirilerini paylaştı.
Ligouri’nin açıklamalarının ardından birçok DeepMind çalışanı kendi sözleşmelerini inceleyerek benzer kısıtlamaların varlığını teyit etti ve şirket içi iletişim platformlarında protesto mesajları yayımladı. Google, geçmişte de benzer etik tartışmalarla gündeme gelmişti. 2018 yılında ABD Savunma Bakanlığı için yürütülen insansız hava aracı görüntü analizi projesinden çekilen şirket, 2024 yılında ise İsrail ordusuyla yürütülen ortak projelere karşı düzenlenen ofis içi protestolara katılan çalışanlarının işine son vermişti.
Uzmanlar uyarma hakkını savunuyor
OpenAI ve Anthropic gibi sektörün öncü kuruluşlarında güvenlik birimi uzmanlarının ayrılıp kamuoyuna riskleri anlatması örneğinde olduğu gibi, DeepMind mühendisleri de benzer bir şeffaflık talep ediyor. Kimliğini gizli tutarak basına konuşan uzmanlar, yapay zekânın dünyayı kökten değiştirebilecek dönüştürücü bir teknoloji olduğunu, bu sebeple geliştirme süreçlerine dâhil olan kişilerin olası felaket senaryoları ve riskler hakkında kamuoyunu uyarma hakkının engellenemeyeceğini vurguluyor.
Google’dan savunma: Uygulamada bağlayıcı değil
Şirket cephesinden Washington Post’a yapılan açıklamada ise güvenlik ve sorumluluk ekseninde açık diyaloğun desteklendiği savunuldu. Yetkililer, yeni işe alınan personelin sözleşmelerinden işten ayrılma sonrasını kapsayan hükümlerin çıkarıldığını ve eski çalışanlara yönelik herhangi bir hukuki yaptırım uygulanmadığını iddia etti. Ayrıca çalışanların güvenlik kaygılarını üst yönetime doğrudan iletebilecekleri şirket içi resmî kanalların mevcut olduğu ifade edildi.
Buna karşın çalışanlar, mevcut sözleşmelerde yer alan bu maddelerin hukuki varlığını sürdürmesine tepki gösteriyor. Şirketin sözlü taahhütlerle yetinmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, söz konusu kısıtlamaların geriye dönük olarak yürürlükteki tüm iş sözleşmelerinden tamamen kaldırılmasını talep ediyor.

















