Hollywood tarihinin en sarsıcı trajedilerinden biri olan “Rust” filmi setindeki ölümcül kaza, vizyona giren “The Trial of Alec Baldwin” (Alec Baldwin’in Yargılanması) adlı belgeselle yeniden mercek altına alındı. Görüntü yönetmeni Halyna Hutchins’in sette Baldwin’in elindeki silahtan çıkan gerçek mermiyle hayatını kaybetmesinden beş yıl sonra yayımlanan yapım, olayın adli boyutunun ötesine geçerek aktörün medya ve kamuoyu nezdindeki yargılanma sürecini irdeliyor.
Hayatının kapılarını belgesel ekibine ardına kadar açan Amerikalı aktör Alec Baldwin ise ortaya çıkan nihai sonucu sert bir dille eleştirdi. Savannah Film Festivali’ndeki gösterimin ardından konuşan yönetmen Rory Kennedy, Baldwin’in yapımdan duyduğu derin rahatsızlığı vurgulayarak ünlü oyuncunun filmi “gerçekten hiç ama hiç sevmediğini” aktardı.
Setteki ölümcül ihmal ve düşen dava süreci
Olay, 21 Ekim 2021 tarihinde New Mexico eyaletindeki Bonanza Creek Çiftliği’nde kurulan kilise dekorunda prova yapılırken yaşandı. Baldwin’in “güvenli” denilerek kendisine teslim edilen silahı kameraya doğrulttuğu sırada patlayan gerçek mermi, 42 yaşındaki görüntü yönetmeni Halyna Hutchins’in ölümüne, yönetmen Joel Souza’nın ise yaralanmasına neden oldu. Tetiği çekmediğini ve horozu geriye doğru bırakmasıyla silahın ateş aldığını savunan aktör ile silah sorumlusu Hannah Gutierrez-Reed hakkında “kasıtsız adam öldürme” suçlamasıyla dava açıldı.
Dava süreci hukuk dünyasında nadir görülen gelişmelere sahne oldu:
- Suçlamaların düşmesi: Soruşturmayı yürüten makamların gerçek mühimmatın kaynağına dair kritik delilleri savunma makamından gizlediği ortaya çıktı.
- Kalıcı beraat kararı: Yargıç, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmederek davayı temyize veya yeniden açılmaya kapalı şekilde tamamen düşürdü.
- Silah sorumlusunun cezası: Sete canlı mermi sokmaktan suçlu bulunan silah sorumlusu Gutierrez-Reed, 18 aylık hapis cezasını tamamladı.
Kameralar Baldwin’in en kırılgan anlarına girdi
Yönetmen Rory Kennedy ve eşi yapımcı Mark Bailey, çekimlere Mart 2023’te başlayarak Baldwin’i hem suçlamaların düştüğü hem de yeniden açıldığı çalkantılı süreçte adım adım takip etti. Ancak belgesel, yalnızca mahkeme salonundaki teknik detaylara odaklanmak yerine Baldwin’in şöhretle olan inişli çıkışlı ilişkisini, basınla yaşadığı kavgaları ve kamuoyundaki “öfkeli adam” imajını da hikayeye dahil etti.
Kennedy, Baldwin’in hayatı boyunca kendi öyküsünü aktarma konusunda her zaman güvenilir bir anlatıcı olmadığını ifade ederek, izleyiciyi bu ikilemle baş başa bıraktıklarını belirtti. Yapımcı Mark Bailey ise Baldwin’in çelişkili ruh haline dikkat çekerek, aktörün kameralar önünde bir yandan mesleğinden utanç duyduğunu söylerken diğer yandan ilk oyunculuk yıllarını anlatırken gözyaşlarını tutamadığını aktardı.
Baldwin geçmişindeki skandalların açılmasına öfkeli
Alec Baldwin’in yapıma karşı tepki göstermesinin ana nedenlerinden biri, 2007 yılında o dönem 11 yaşında olan kızı Ireland’a bıraktığı ağır hakaretler içeren telefon mesajı gibi eski skandalların yeniden gündeme getirilmesi oldu. Baldwin bu tür ayrıntıların asıl yasal davadan uzaklaştığını savunurken, yapımcılar kamuoyunun Baldwin’e dair en kötü senaryoya inanmaya neden bu kadar meyilli olduğunu anlatmak için bu detayların kaçınılmaz olduğunu savundu.
Hakkında açılan davalar nedeniyle anlaştığı beş film projesinin iptal edildiğini ve derin bir mesleki kayıp yaşadığını belirten yönetmen Kennedy, Baldwin’in internetteki hakaret içerikli yorumları okumaktan kendini alamadığını ve belgeseli izlerken yaşadığı travmayla yeniden yüzleştiğini sözlerine ekledi.


















