Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Arabacı (Auriga) takımyıldızında beş ayrı süpernova kalıntısının izlerini tek bir çerçevede buluşturan nadir bir gökyüzü manzarasını günün astronomi fotoğrafı seçti. Fas’ın Atlas Dağları’nda yer alan Oukaimeden Gözlemevi’nden astrofotograflar Stephane Vetter ve Jan Santy tarafından yaklaşık 200 saatlik pozlama ve gözlemle kaydedilen kare, gökyüzünde yan yana dizilmiş yaklaşık bin dolunayın kapladığı devasa bir alanı kapsıyor.
Görüntülenen beş kozmik yapı eş zamanlı patlamaları değil, Dünya’ya farklı mesafelerde konumlanan ve geçmişleri on binlerce yıl öncesine uzanan bağımsız yıldız patlaması (süpernova) kalıntılarını temsil ediyor. NASA’nın yayımladığı ayrıntılı haritada bu kalıntıların yanı sıra M37 açık yıldız kümesi ile İribaş Bulutsusu (Tadpole Nebula) da dikkat çekiyor.
Gaz iplikçikleri ve hayaletimsi yapılar
Kadrajda yer alan süpernova kalıntıları arasında en bilineni, gökyüzüne yayılan karmaşık lifli gaz yapısı nedeniyle “Spagetti Bulutsusu” olarak da anılan G180.0 kalıntısı oldu. Bir yıldız ömrünün sonuna ulaşıp infilak ettiğinde, oluşan patlama dalgası yıldız maddesini yüksek hızla uzaya fırlatarak genişleyen bir gaz kabuğu ve ipliksi şeritler meydana getiriyor.
Kaydedilen fotoğrafta hidrojen emisyonları kırmızı, oksijen salınımları ise mavi tonlarda parlayarak kalıntılara hayaletimsi bir görünüm kazandırıyor. Bilimsel veriler, karedeki gök cisimlerinin farklı evrimsel aşamalarda olduğunu gösteriyor; örneğin G181 kalıntısının yaklaşık 16 bin yıllık geçmişe ve 16 parseklik bir kabuk genişliğine sahip olduğu, G179’un ise 70 yay dakikalık görünür çapıyla oldukça sönük bir genişleme sergilediği belirtiliyor.
Oukaimeden Gözlemevi’nin stratejik konumu
Marakeş’in yaklaşık 50 kilometre güneyinde, Atlas Dağları’nın 2 bin 750 metre rakımlı zirvesinde bulunan Oukaimeden Gözlemevi, Kadı İyad Üniversitesi tarafından işletiliyor. Yüksek irtifası, yarı çöl ikliminin sağladığı düşük nem oranı ve minimum ışık kirliliği sayesinde gözlemevi, derin uzaydaki sönük nesneleri kaydetmek için dünyanın en uygun noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Uluslararası Astronomi Birliği nezdinde “J43” koduyla kayıtlı olan merkez, Güneş Sistemi’ndeki küçük gök cisimlerini takip eden MOSS tarama programı ve ötegezegen araştırmaları gibi uluslararası projelere ev sahipliği yapıyor. 200 saatlik kesintisiz çalışma sonucunda elde edilen bu son kare, parlak tekil nesnelerin ötesinde, binlerce yıl önce yok olmuş yıldızların uzay boşluğundaki silik izlerini görünür kılması açısından uluslararası bilim dünyasında büyük ilgi topladı.

















