Sinema dünyası ve teknoloji devleri arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. ABD’li milyarder Elon Musk, yapay zeka şirketi xAI bünyesindeki “Grok Imagine” aracının bu yıl bitmeden Homeros’un ünlü “Odysseia” destanını konu alan uzun metrajlı bir sinema filmi üreteceğini duyurdu. Musk, yapay zeka tarafından hazırlanacak filmin “tarihsel açıdan eksiksiz ve Homeros’un sanatına tamamen sadık” olacağını iddia etti.
Musk’ın X üzerinden yaptığı bu açıklama, İngiliz yönetmen Christopher Nolan’ın dünya çapında vizyona giren ve büyük bütçeli “Odysseia” uyarlamasının hemen ardından geldi. Ünlü yönetmeni sert ifadelerle hedef alan Musk, Nolan’ı taraflı davranmakla ve ödül avcılığı uğruna sanatsal dürüstlüğünü kaybetmekle suçladı. Musk, iddiasını desteklemek adına yapay zeka ile üretilmiş üç dakikalık alternatif bir sahne de paylaştı.
Mitolojik destanda “tarihsel doğruluk” çelişkisi
Elon Musk’ın tarihsel doğruluk vurgusu, sinema eleştirmenleri ve akademisyenler tarafından temelden sorgulanıyor. Yaklaşık 2 bin 800 yıllık bir geçmişe sahip olan Odysseia, tarihsel bir belge değil; insanları domuza çeviren büyücülerin ve tek gözlü devlerin (Kiklop) yer aldığı edebi ve mitolojik bir destan niteliği taşıyor.
Teknik açıdan bakıldığında antik İthaka veya Troya kıyılarına ait herhangi bir görsel kayıt bulunmuyor. Yapay zeka modelleri ise yalnızca insanların daha önce ürettiği görseller, tablolar ve sinema filmleri üzerinden besleniyor. Dolayısıyla Grok Imagine’in üreteceği antik çağ sahneleri, gerçek tarihi yansıtmaktan ziyade “Gladyatör”, “Troya” ve “300 Spartalı” gibi yapımların ve 100 yıllık Hollywood birikiminin algoritmik bir ortalamasını sunuyor.
Beyaz mermer yanılsaması ve algoritmik ortalama
Üretken yapay zekanın sunduğu doğruluk kavramı, insan zihnindeki kalıplaşmış yanlış algıları düzeltmek yerine onları daha da pekiştirme riski taşıyor. Örneğin bir yapay zekaya antik heykeller çizdirildiğinde, sistem doğrudan beyaz mermer heykeller üretiyor. Oysa tarihsel araştırmalar, Antik Yunan ve Roma heykellerinin parlak renklerle boyandığını gösteriyor.
Lincoln Üniversitesi’nden akademisyen Jack Shelbourne, yapay zekanın bu yaklaşımını “Bu durum tarihsel bir doğruluk değil, insani hatalarımızın algoritmik olarak büyütülmesidir” şeklinde değerlendiriyor. Yapay zeka, yönetmenlerin ve görüntü yönetmenlerinin ışık, doku ve kadraj gibi sanatsal tercihlerinin aksine, veri kümesindeki en yaygın ve ortalama seçenekleri tercih ederek sanatsal üretimi sıradanlaştırıyor.
Sinema büyüsü ve insani riskler
Sıkı bir gerçekçilik arayışı, çoğu zaman sinemanın sunduğu seyir zevkinin önüne geçebiliyor. Christopher Nolan’ın Odysseia yorumu, tarihsel bir belgesel olma iddiası taşımaktan ziyade izleyiciye heyecan ve sanatsal bir bakış açısı sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka sistemleri pürüzsüz ve teknik olarak temiz görseller üretebilse de bir oyuncunun sahnede aldığı anlık kararları, riskleri ve insani duyguları taklit etmekte yetersiz kalıyor. İzleyicinin sinema salonlarında aradığı temel unsurun bu insani dokunuş olduğu vurgulanıyor.
Geçmişi tekelinde tutarak geleceği şekillendirme arzusu
Uzmanlar, Musk’ın bu hamlesinin sadece teknolojik bir gövde gösterisi olmadığını, aynı zamanda kültürel ve politik bir söylem mücadelesi içerdiğini belirtiyor. Musk, daha önce de tarihi ve edebi uyarlamalardaki oyuncu seçimlerine tepki göstererek hikayelerin kime ait olduğu tartışmasını gündeme taşımıştı.
Yapay zeka aracılığıyla tarihsel olarak neyin doğru olduğunu dikte etme çabası, geçmiş anlatıları kontrol ederek geleceğin kültürel normlarını belirleme isteği olarak yorumlanıyor. Ancak yapay zekanın ürettiği içeriklerin sanatsal ve tarihsel niteliği konusunda şüpheci yaklaşım devam ediyor.


