Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, küresel enerji piyasasının en güçlü aktörü olan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nü (OPEC) parçalanma eşiğine getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) sürpriz bir kararla örgütten ayrıldığını duyurması, Suudi Arabistan ile Körfez’de yeni bir “fiyat savaşı” dönemini başlattı.
Fiyatlarda tarihi zirve ve çöküş riski
Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve bölgesel çatışmaların etkisiyle petrolün varil fiyatı geçtiğimiz perşembe günü 126 doları aşarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak uzmanlar, BAE’nin bağımsız hareket ederek üretim kapasitesini günlük 3 milyon varilden 6 milyon varile çıkarma potansiyelinin, fiyatlarda ani bir çöküşe neden olabileceği konusunda uyarıyor. Savaş sonrası dönemde pazar payını geri kazanmak isteyen üreticilerin kontrolsüz arz artışı, küresel ekonomide 1980 ve 2014 yıllarındakine benzer bir krizi tetikleme riski taşıyor.
Riyad ve Abu Dabi arasında pazar rekabeti
Stratejik analistler, Suudi Arabistan’ın bu meydan okumaya Asya pazarında agresif indirimler yaparak ve Avrupa’daki hakimiyetini pekiştirerek yanıt vereceğini öngörüyor. BAE’nin üretim kotalarını hiçe sayarak bağımsız bir politika izlemesi, OPEC’in “birlik içinde fiyat belirleme” kabiliyetine bugüne kadarki en büyük darbeyi vurmuş durumda.
Yeni oyuncular sahneye çıkıyor
Körfez’deki ihracatın savaş nedeniyle sekteye uğramasını fırsat bilen ABD, Brezilya ve Guyana gibi ülkeler küresel pazar paylarını artırmaya devam ediyor. Bölgedeki çatışmaların sona ermesiyle birlikte, yıkılan ekonomilerini onarmak isteyen Körfez ülkelerinin üretimi maksimum seviyeye çıkarma ihtimali, petrol fiyatlarının uzun vadede düşük seviyelerde kalıcı olabileceğine işaret ediyor.

