Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, kıta genelinde bulaşma sezonunun zirveye ulaşmasıyla birlikte Batı Nil virüsü vakalarında belirgin bir tırmanış yaşandığı konusunda uyarıda bulundu. Sağlık yetkilileri, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan enfeksiyondan korunmak için yerel halkı ve bölgeyi ziyaret eden turistleri tedbirli olmaya çağırdı.
Virüsün yayılım döneminin genellikle ilkbahar sonundan sonbahara kadar sürdüğü, ancak temmuz ile eylül ayları arasında en yüksek seviyeye ulaştığı ifade edildi. Salgının ana kaynağını, enfekte kuşlardan beslendikten sonra insanları ısıran sivrisinek türleri oluşturuyor.
Yunanistan ve İtalya’da vaka tırmanışı
Son sağlık verileri, virüsün özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde hızla yayıldığını gösteriyor. Yunanistan’da kesinleşen vaka sayısı 21’e yükselirken, bu vakaların 14’ünün sadece son bir hafta içinde tespit edildiği açıklandı. Hastaların büyük bölümünde ensefalit (beyin iltihabı) veya menenjit gibi ciddi nörolojik rahatsızlıklar geliştiği ve hastaların önemli bir kısmının hastanelerde tedavi altında tutulduğu bildirildi.
İtalya’da ise virüs geniş bir coğrafyaya yayılarak 17 farklı bölgede toplam 21 vakaya ulaştı. İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya’da da yerel bulaş kaynaklı yeni vakalar kayıt altına alındı. DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Henri P. Kluge, artan hava sıcaklıklarının ve uzayan yaz mevsimlerinin sivrisinek popülasyonuna daha fazla üreme alanı ve zaman sağladığına dikkat çekti.
Henüz aşısı yok: Bireysel korunma hayati önem taşıyor
Batı Nil virüsüne karşı insan kullanımına yönelik onaylanmış bir aşının bulunmadığını vurgulayan uzmanlar, uygulanan tedavinin merkezi sinir sistemini korumaya yönelik destekleyici bakımdan ibaret olduğunu kaydetti. Enfekte olan kişilerin yaklaşık %70 ila %80’inde hiçbir semptom görülmezken, geri kalan grupta yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkıyor.
Virüse yakalanan her 150 kişiden birinde ise hayati tehlike oluşturan kalıcı nörolojik komplikasyonlar gelişebiliyor. Sağlık yetkilileri; pencerelere sineklik takılması, koruyucu sprey kullanılması, vücudu kapatan kıyafetlerin tercih edilmesi ve sivrisineklerin üreme alanı olan ev çevresindeki durgun suların derhal tahliye edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.



