Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da şirket iflasları, artan enerji faturaları, yüksek finansman maliyetleri ve jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde tırmanışını sürdürüyor. Halle merkezli Leibniz Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) tarafından yayımlanan son verilere göre, eylül ayında ülkede faaliyet gösteren 1.666 şirket iflas başvurusunda bulundu. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 9, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 13’lük bir artışa işaret etti.
Pandemi öncesi dönem olan Eylül 2019 ile karşılaştırıldığında şirket iflaslarındaki artış oranının yüzde 85’e fırlaması, Alman iş dünyası üzerindeki baskının derinliğini bir kez daha ortaya koydu.
Hizmet sektöründe rekor, sanayide kapasite sorunu
IWH verilerine göre, 2026’nın üçüncü çeyreğinde toplam 4 bin 880 şirket iflas bayrağı çekti. Bu çeyrekte iflaslardan etkilenen çalışan sayısı yüzde 10 azalarak yaklaşık 41 bine gerilese de hizmet sektöründeki iflaslar, enstitünün kayıt tutmaya başladığı 2020 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı.
Alman mahkemelerindeki iflas kayıtlarını ve şirket bilançolarını erken gösterge olarak analiz eden IWH Araştırma Direktörü Steffen Müller, iflasların yüksek platoda kalmaya devam ettiğini ancak yılın son çeyreğinde kısmi bir gerileme beklediklerini ifade etti.
Buna karşın özellikle enerji yoğun çalışan imalat sanayisinde üretim maliyetleri, pahalı borçlanma şartları ve kapasite kullanım oranlarındaki zayıflık yeni yatırım kararlarını baskılıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği enerji arzı endişeleri de şirket bilançolarındaki kırılganlığı artırıyor.
Büyüme tahminleri yükseldi ama toparlanma dengesiz
İflas dalgasının sürdüğü bir dönemde Berlin yönetimi, 2026 yılına ilişkin büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche tarafından açıklanan sonbahar projeksiyonuna göre, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 0,5 yerine yüzde 1,3 oranında büyüyeceği öngörüldü. Hükümet; 2027 için yüzde 1,1, 2028 için ise yüzde 0,6 büyüme tahmininde bulundu.
Bakanlık, yılın ilk yarısındaki ivmenin büyük ölçüde savunma harcamaları, kamu tüketimi ve ihracattaki toparlanmadan kaynaklandığını bildirdi. Ancak reel ücret artışlarına rağmen hanehalkının yüksek enerji maliyetleri nedeniyle tüketimini sınırlaması ve özel sektör yatırımlarının yavaş ilerlemesi, ekonomideki toparlanmanın sektörler arasında dengesiz dağılmasına yol açıyor.

















