Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Amerika Birleşik Devletleri’nin göçmenleri üçüncü ülkelere sınır dışı etme politikasına karşı sert bir çıkış yaptı. Örgüt, özellikle Eswatini Krallığı’na yapılan son transferleri “yasadışı” olarak nitelendirerek, bu uygulamanın uluslararası insan hakları yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirtti.
Amnesty Doğu ve Güney Afrika Direktör Yardımcısı Flavia Mwangovya, söz konusu sınır dışı işlemlerini “Trump yönetiminin göçmen karşıtı, katı ve ırkçı politikalarının ayrılmaz bir parçası” olarak tanımladı. Örgüt, Washington yönetimine “toplu tutuklama ve sınır dışı etme makinesini” derhal durdurma çağrısında bulundu.
Eswatini anlaşması ve perde arkası
Son transferle birlikte Temmuz 2025’ten bu yana ABD tarafından Eswatini’ye gönderilen kişi sayısı yaklaşık 30’a ulaştı. Yerel kaynaklara göre, bu kişiler havalimanından alınarak doğrudan yüksek güvenlikli Matsapha Islah Evi’ne götürüldü.
Af Örgütü’nün ele geçirdiği belgelere göre, Eswatini yönetimi ile ABD arasında yapılan gizli bir mutabakat zaptı bulunuyor:
-
Anlaşmanın boyutu: Eswatini, 160’a kadar sınır dışı edilen kişiyi kabul etmeyi taahhüt etti.
-
Finansal karşılık: Bu iş birliği karşılığında ABD’nin, sınır yönetimi ve göç kapasitesini güçlendirmek amacıyla ülkeye yaklaşık 5,1 milyon dolar ödeme yaptığı iddia ediliyor.
Afrika’ya yayılan sınır dışı trafiği
ABD’nin üçüncü ülkelere sınır dışı stratejisi yalnızca Eswatini ile sınırlı değil. Amnesty verilerine göre, şu ana kadar en az 13 Afrika ülkesi, ABD’den gönderilen göçmenleri kabul etti veya kabul etmeyi onayladı.
Diğer önemli noktalar şunlar:
-
Ruanda: İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre Ruanda, 250 kişiyi kapsayan benzer bir anlaşmayı 7,5 milyon dolar karşılığında imzaladı.
-
Diğer rotalar: Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan gibi ülkeler de transferlerin yapıldığı diğer adresler arasında yer alıyor.
Hukuki süreçte tıkanıklık
Sınır dışı edilen kişilerin karşılaştığı temel hak ihlalleri arasında keyfi tutukluluk, avukatlara erişim kısıtlamaları ve adil yargılanma hakkından mahrumiyet yer alıyor. Hukukçular, uluslararası hukukun devletlere, kendi insan hakları sorumluluklarını başka ülkelere devretme yetkisi vermediğini vurguluyor.
Konuyla ilgili hukuki mücadeleler ise devam ediyor:
-
Yerel İtirazlar: Eswatini’deki aktivistler, anlaşmanın iptali için mahkemeye başvurdu.
-
Uluslararası Başvurular: İnsan hakları örgütleri, Afrika İnsan ve Halkların Hakları Komisyonu nezdinde tutukluluk koşullarına karşı şikayette bulundu.
-
ABD Mahkemeleri: Massachusetts’teki bir federal mahkeme, gerçek bir bildirim ve koruma talebi fırsatı sunulmadan yapılan üçüncü ülkeye sınır dışı politikasını “hukuka aykırı” bulmuştu.
Hükümet yetkilileri ise bu kişilerin ülkede bulunmalarının “geçici” olduğunu ve asıl ülkelerine iade edilmelerinin planlandığını savunuyor. Ancak, transfer edilenlerin bir kısmının herhangi bir suçlama olmaksızın aylardır tutulması, sürecin şeffaflığı konusunda soru işaretlerini artırıyor.



