ABD’nin İran ile yürüttüğü askeri gerilim yeni bir değerlendirme aşamasına girdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nda (CENTCOM) görevli bir istihbarat subayının geniş bir askeri analist grubuna e-posta göndererek, Tahran üzerindeki baskıyı artırmak ve rejimi cezalandırmak amacıyla “yeni, yaratıcı ve alışılmadık” fikirler talep ettiği ortaya çıktı.
E-postanın kamuoyuna sızması, Washington’ın askeri gücünü siyasi bir sonuca dönüştürmekte zorlandığına dair tartışmaları alevlendirdi.
Beklenen Siyasi Sonuç Gelmedi
Askeri uzmanlar, ABD ordusunun hedefleri vurma kapasitesinde bir sorun yaşanmadığını, ancak mevcut bombardıman hattının Tahran’ın müzakere pozisyonunu değiştirmeye yetmediğini ifade ediyor. İstihbarat birimlerinin (CIA ve DIA) değerlendirmelerinde, sürdürülen hava harekatlarının İran’ın askeri altyapısına zarar verdiği fakat Washington’ın istediği siyasi tavizleri koparmakta yetersiz kaldığı vurgulandı. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine de durumun özetini “Hava gücünün de sınırları vardır” sözleriyle dile getirdi.
“Hedeflerin Etkisi Tıkandı” Uyarısı
Sürecin arka planında CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper’ın, Hürmüz Boğazı çevresindeki hava saldırılarının “etkinlik sınırına” ulaştığı yönünde Beyaz Saray ve Pentagon’u bilgilendirdiği öne sürüldü. Kalan hedeflere ulaşmanın ise ancak daha büyük ölçekli ve kara birliklerini içeren askeri operasyonlarla mümkün olabileceği değerlendiriliyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın geniş çaplı bir kara savaşına girme konusunda isteksiz olduğu biliniyor.
Füze Stokları Alarm Veriyor
Askeri gücün sınırlarına dair bir diğer önemli etken ise hava savunma stoklarındaki azalma oldu. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) raporuna göre, çatışmaların başından bu yana ABD’nin elindeki Patriot ve THAAD savunma füzelerinin stok seviyelerinde belirgin bir düşüş yaşandı. Bu durum, ABD ordusunun savunma sistemlerinde tasarruflu davranmak adına önleme protokollerini değiştirmesine yol açtı.
Kapsamlı Savaş Kaygısı Diplomasiyi Öne Çıkarıyor
ABD yönetiminin önünde Natanz yakınlarındaki derin askeri tesisleri vurmak gibi daha sert seçenekler bulunsa da, bu tür hamlelerin bölgesel savaşı tümden körükleme riski taşıdığı belirtiliyor. İran’ın hamleleri ise küresel enerji nakil hatları ile bölge ülkelerinin ekonomilerini hedef alma üzerine kurulu.
CENTCOM’un analistlerden sıradışı fikirler talep etmesi, Washington’ın yıkım gücünün tükenmesinden ziyade; kapsamlı bir savaşa girmeden Tahran’a geri adım attıracak diplomatik ve askeri formüllerin tükenmekte olduğuna işaret ediyor.



