ABD yönetimi, Geçici Koruma Statüsü (TPS) programı kapsamında bulunan binlerce göçmenin çalışma izinlerini, sürenin dolmasına sadece saatler kala uzatma kararı aldı. Bu adım, söz konusu ülkelerden gelen göçmenlere yasal çalışma haklarını sürdürebilmeleri için kritik bir zaman aralığı sağladı.
Geçici koruma statüsünde kritik uzatma
ABD İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri tarafından yapılan açıklamada, farklı ülkeler için belirlenen sürelerin değişkenlik gösterdiği belirtildi. Buna göre; Haiti vatandaşlarının çalışma izinleri 24 Temmuz’a kadar uzatılırken; Suriye, Yemen, Etiyopya, Somali, Güney Sudan ve Myanmar vatandaşlarının izinleri için ise bir haftalık ek süre tanındı.
Bu karar, özellikle çalışma izinlerinin bitişine dakikalar kala gelmesiyle, göçmenler arasında kısa süreli bir rahatlama sağladı.
Yüksek mahkeme kararı ve göçmen kaygıları
Bu uzatma kararı, ABD Yüksek Mahkemesi’nin yaklaşık bir ay önce aldığı ve Trump yönetimine Suriye ve Haiti vatandaşları için Geçici Koruma Statüsü’nü sonlandırma yetkisi veren hükmün gölgesinde alındı. Mahkemenin kararı, yüz binlerce göçmenin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişesini beraberinde getirmişti.
İnsan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bu koruma statüsünün sona erdirilmesinin sadece hukuki bir prosedür olmadığını, aynı zamanda binlerce ailenin geçim kaynaklarını yitirmesine ve toplumsal bir krize yol açabileceğini savunuyor.
Ekonomik boyut ve iş gücü piyasası
Sendikalar ve çeşitli işçi örgütleri, Geçici Koruma Statüsü altındaki iş gücünün ABD ekonomisi için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Programın iptal edilmesinin, özellikle bu iş gücüne bağımlı olan sektörlerde ciddi bir istihdam açığına ve pazar dengesizliklerine yol açabileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Öte yandan, mevcut yönetim, uygulamaların ulusal güvenliği pekiştirmeyi ve Amerikan vatandaşlarının iş fırsatlarını korumayı amaçladığını savunuyor. Ancak insan hakları savunucuları, bu politikaların ayrımcılık riskini artırdığını ve göçmenlerin temel yasal haklarını kısıtladığını belirterek eleştirilerini sürdürüyor.



