1. Haberler
  2. Dünya
  3. Trump’ın sürgün avı: Göçmenler Afrika zindanlarında kayıp

Trump’ın sürgün avı: Göçmenler Afrika zindanlarında kayıp

ABD'den gizli anlaşmalarla Afrika ülkelerine sınır dışı edilen farklı milletlerden binlerce göçmen cezaevlerinde kaderine terk edildi.

Trump'ın sürgün avı: Göçmenler Afrika zindanlarında kayıp
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Donald Trump idaresinin düzensiz göçle mücadele kapsamında hayata geçirdiği sert politikalar, uluslararası hukukun sınırlarını zorlayan küresel bir “sürgün mekanizmasına” dönüştü. “Amerikan rüyası” hayaliyle yola çıkan ancak ABD sınırlarında ya da rutin kontrollerde yakalanan binlerce göçmen, köken ülkeleri yerine Washington’ın “havuç-sopa” politikasıyla ikna ettiği üçüncü dünya ülkelerine, özellikle de Afrika kıtasındaki ücra zindanlara gizlice sevk ediliyor.

Kamboçyalı göçmen Esvatini zindanında: “Neden Afrika’dayım?”

Uluslararası basına yansıyan ve göçmen hakları örgütleri ile Demokrat senatörlerin raporlarına dayanan bilgilere göre, ABD hükümeti kendi ülkelerine geri gönderilmesi yasal olarak riskli ya da imkansız olan göçmenleri “yasal birer ticari meta” gibi üçüncü ülkelere ihraç ediyor.

Bu trajedinin en çarpıcı örneklerinden biri, 43 yaşındaki Kamboçya vatandaşı Viep Rom. Sınır dışı edilerek kendisini Güney Afrika’da yer alan ve mutlak monarşiyle yönetilen küçüklere özel Esvatini (eski adıyla Swaziland) krallığındaki yüksek güvenlikli Matsapha Cezaevi’nde bulan Rom, şaşkınlığını şu sözlerle dile getiriyor: “Ben Kamboçyalıyım, hayatımda adım atmadığım bir Afrika ülkesine neden ve nasıl sürgün edildiğimi hala anlayabilmiş değilim.”

Havuç ve sopa politikası: Vize ambargosuna karşı milyon dolarlar

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrılan eski yetkililer, sistemin arkasında Trump’ın radikal göçmen karşıtı başdanışmanı Stephen Miller ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin (NSC) olduğunu doğruluyor. Washington, yoksul Afrika ülkelerini bu göçmenleri kabul etmeye zorlamak için iki temel araç kullanıyor:

Senato raporlarına göre, Esvatini Krallığı 160 göçmeni topraklarında hapsetmek karşılığında Washington’dan doğrudan 5.1 milyon dolar nakit kaynak elde etti. Benzer şekilde Ruanda hükümeti de 250 göçmene kapılarını açma sözü karşılığında 7.5 milyon dolarlık bir Amerikan yardım paketini kasasına koydu. ABD’li insan hakları savunucusu avukatlar, bu durumu “resmi kanallarla yürütülen modern bir insan kaçakçılığı şebekesi” olarak nitelendiriyor.

İşkence Sözleşmesi bile sürgünü durduramadı

Sürgüne gönderilenlerin birçoğunun, köken ülkelerinde hayati tehlike veya işkence riski bulunduğu için uluslararası “İşkenceye Karşı Sözleşme” (CAT) koruması altında olduğu ortaya çıktı. ABD yasalarına göre bu kişilerin ölüme veya işkenceye gönderilmesi yasak, ancak Trump yönetimi, “Kendi ülkelerine gönderemiyorsak, başka bir ülkeye göndermemizin önünde engel yok” mantığıyla hareket ediyor.

23 yaşındaki Doğu Afrikalı Halid, 2024 yılında Meksika sınırından ABD’ye sığınmış ve Amerikan mahkemesince sınır dışı edilmeyeceğine dair koruma statüsü kazanmıştı. Ancak bir gece yarısı kelepçelenerek, uçakta nereye gittiğini dahi bilmeden Orta Afrika’nın otoriter ve İspanyolca konuşan petrol ülkesi Ekvator Ginesi’ne sürüldü. Ekvator Ginesi hükümeti resmi belgeleri olmadığı gerekçesiyle Halid’i köken ülkesine, köken ülkesi ise tekrar Ekvator Ginesi’ne gönderdi. Şu an hiçbir yasal statüsü ve kimliği olmadan ülkede mahsur kalan Halid, “Amerikan hükümeti hayatta olup olmadığımızı bile bilmiyor, bizi dünyaya gömdüler” diyor.

Sınır dışı edilenlerin akıbeti belirsiz

Mevcut durumda ABD’nin bu gizli anlaşmalarla kaç göçmeni hangi ülkelere gönderdiği tam bir devlet sırrı olarak saklanıyor. Avukatlar, Güney Sudan’daki askeri kamplara gönderilen bazı müvekkillerinin tamamen “kaybolduğunu” ve can güvenliklerinden endişe ettiklerini belirtiyor. Sınır dışı edilen bir diğer sivil, çocuk yaşta Küba’dan ABD’ye gelen ve Florida’da sıhhi tesisatçılık yapan 59 yaşındaki Roberto Mosquera. Rutin bir kimlik kontrolünde gözaltına alındıktan sonra kaybolan Mosquera’nın, aylar sonra Esvatini’deki siyasi suçluların tutulduğu hücrelerde saçları dökülmüş ve aşırı kilo kaybetmiş haldeki fotoğrafları ortaya çıktı.

Washington ise eleştirilere karşı sessizliğini koruyor. ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) dairesi yaptığı kısa açıklamada, bu uluslararası anlaşmaların “ABD Anayası’na ve yasal prosedürlere tamamen uygun olduğunu” savunmakla yetiniyor.

Trump’ın sürgün avı: Göçmenler Afrika zindanlarında kayıp

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin