Fransa, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde (OAC) Rus güvenlik şirketi Wagner’in medya manipülasyonlarını ve dezenformasyon mekanizmalarını dünya kamuoyuna deşifre eden gazeteci ve muhbir Efrem Yaleke’ye (Ephrem Yalike) sığınma hakkı tanımadı. Afrika Muhbirleri Koruma Platformu (PPLAAF), Fransız mülteci otoritesinin bu kararını “skandal ve anlaşılmaz” olarak nitelendirirken, Yaleke’nin ülkesine iade edilmesi durumunda Wagner tarafından infaz edilme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
Wagner’in propaganda çarkını bozmuştu
Efrem Yaleke, Fransa’ya ulaştıktan sonra uluslararası araştırma gazeteciliği ağı “Forbidden Stories” ve Fransa Uluslararası Radyosu (RFI) ortaklığında yürütülen “Propaganda Makinesi” adlı küresel soruşturmaya katılmıştı. Yaleke, bizzat içerisinden ayrıldığı Wagner grubunun Afrika genelinde ve özellikle Orta Afrika Cumhuriyeti’nde fonladığı medya manipülasyonlarını, sahte haber ağlarını ve siyasi dezenformasyon tekniklerini tüm belgeleriyle ifşa etti.
Dünya genelinde 200’den fazla saygın medya kuruluşu tarafından yayımlanan bu sızıntılar, Avrupa Birliği’nin (AB) Afrika’daki Rus iletişim operasyonlarının başındaki isim olan Mihail Prudnikov’a doğrudan yaptırım uygulamasıyla sonuçlanmıştı. Ancak bu tarihi ifşaya rağmen, Fransa Mültecileri ve Vatansızları Koruma Ofisi (OFPRA) gazetecinin sığınma başvurusuna ilk aşamada olumsuz yanıt verdi.
Ölüm tehdidi ve Elysee Sarayı güvencesi
Yaleke’nin ifşaat süreci ve Fransa’ya kaçışı da büyük diplomatik krizlere sahne olmuştu. Şubat 2024’te Fransız makamlarının onayıyla Paris’teki ailesinin yanına uçmaya hazırlanan gazeteci, Bangui Havalimanı’nda Wagner bağlantılı yerel güçlerce “vatana ihanet” suçlamasıyla gözaltına alınmış ve pasaportuna el konulmuştu. Uzun süren bir kaçış ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti üzerinden geçen tehlikeli bir sürgün hayatının ardından Yaleke, bizzat Fransa Cumhurbaşkanlığı (Elysee Sarayı) tarafından sağlanan özel bir diplomatik geçiş belgesiyle Paris’e sığınabilmişti.
Yaleke’nin avukatları, mülteci ofisinin kararında “muhbir” (whistleblower) statüsünün getirdiği özel hayati risklerin yeterince analiz edilmediğini ve bu kavramın Fransız hukukundaki yasal gri alanlarından kurban seçildiğini savunarak Ulusal Sığınma Hakları Mahkemesi’ne (CNDA) resmi olarak itirazda bulundu.
“Fransa’nın dezenformasyonla mücadele inandırıcılığı bitti”
Wagner grubunun Afrika’daki askeri ve paramiliter faaliyetlerini izleyen Avrupa merkezli “INPACT” organizasyonu, Yaleke’nin Orta Afrika Cumhuriyeti’ne geri gönderilmesinin “kesin bir ölüm fermanı” anlamına geleceğini duyurdu. Örgüt, Wagner’in son dönemde ele geçirdiği muhalif ve muhbirlerin kafasını keserek infaz ettiğini hatırlatarak Fransız bürokrasisinin Rus devlet dışı aktörlerinin şiddet potansiyelini hafife aldığını vurguladı.
Afrika Muhbirleri Koruma Platformu Strateji Direktörü Henri Thulliez ise Paris yönetimine sert eleştiriler yönelterek şu ifadeleri kullandı:
“Fransa’nın Afrika’daki Rus dezenformasyonuyla mücadele etme yönündeki tüm iddiaları ve taahhütleri, bu mekanizmaları canı pahasına ifşa eden insanları korumadığı sürece inandırıcılığını tamamen yitirecektir. Efrem’e koruma sözü verip ardından onu kaderine terk etmek sadece bir bürokratik hata değil, devasa bir siyasi çelişkidir.”
Gözler şimdi Fransa Ulusal Sığınma Hakları Mahkemesi’nin vereceği nihai karara çevrilmiş durumda. Kararın onanması halinde, hayatı tehlikede olan gazeteci ve ailesi Fransa topraklarını terk etmek zorunda kalacak.



