ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir mülakatta İran ile yaşanan nükleer gerilime dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun akıbetine yönelik soruları yanıtlayan Trump, tesislerin sıkı bir gözetim altında tutulduğunu vurguladı. Kendi döneminde kurulan UZAY KUVVETLERİ vasıtasıyla bölgedeki her hareketi takip ettiklerini belirten Trump, tesislere yönelik herhangi bir erişim girişimi karşısında doğrudan askeri müdahale sinyali verdi.
“İran askeri olarak yenildi”
İran’ın mevcut askeri durumunu “yenilgi” olarak tanımlayan Trump, ülkenin yeniden inşasının onlarca yıl süreceğini iddia etti. ABD’nin bölgedeki varlığının İran üzerindeki baskıyı koruduğunu savunan Başkan, “Orayı çok iyi izliyoruz. Herhangi biri o yere yaklaşırsa bunu bileceğiz ve onu havaya uçuracağız” diyerek sert tonunu sürdürdü.
Öte yandan Trump, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı ile ilgili de dikkat çeken bir çıkış yaptı. ABD’nin boğaza ihtiyacı olmadığını savunan Trump, bölgedeki varlıklarının tamamen İsrail, Suudi Arabistan ve Katar gibi müttefiklere yardım amaçlı olduğunu dile getirdi. Boğazın kullanımında ABD’nin sadece yüzde 1’lik bir payı olduğunu hatırlatan Trump, bu korumayı müttefiklerine bir “iyilik” olarak sunduklarını ifade etti.
NATO’ya “kağıttan kaplan” benzetmesi
Konuşmasında Avrupa ülkelerini ve NATO‘yu da hedef alan Trump, birçok üye ülkenin Hürmüz Boğazı’nı kullanmasına rağmen İran’a karşı ABD’nin yanında durmamasını eleştirdi. NATO‘yu “kağıttan kaplan” olarak niteleyen Trump, savunma harcamaları ve stratejik iş birlikleri konusundaki memnuniyetsizliğini bir kez daha yineledi.
Sonuç olarak Trump’ın açıklamaları, Washington’un Tahran’a yönelik “maksimum baskı” politikasının nükleer tesisler özelinde askeri bir boyuta evrilebileceğini gösteriyor. Bölgesel müttefiklerle olan ilişkilerin ise tamamen stratejik çıkarlar ve “iyilik” ekseninde yeniden tanımlandığı görülüyor.

