845 yıllık uzay sırrı: Selahaddin devrinden kalan tarihi keşif!

Arap şair İbn Senâü'l-Mülk'ün kasidesi, 1181 yılındaki gizemli süpernovaya ışık tutarak modern teleskop verileriyle buluştu.

845 yıllık uzay sırrı: Selahaddin devrinden kalan tarihi keşif!

M.S. 1181 yılında Çinli ve Japon gökbilimciler, gökyüzünde aniden parlayan ve yaklaşık 185 gün boyunca çıplak gözle görülebilen bir “konuk yıldız” kaydetti. Tarihe “SN 1181” süpernovası olarak geçen bu devasa patlamanın izleri, aradan geçen asırlar sonra Kahire’de yazılmış tarihi bir Arapça şiirde yeniden gün yüzüne çıktı.

Almanya’da yayımlanan “Astronomische Nachrichten” dergisinde yer alan araştırmaya göre, Mısırlı şair İbn Senâü’l-Mülk’ün Selahaddin Eyyübi’yi övmek için kaleme aldığı methiyede, söz konusu süpernovanın bağımsız bir gözlem kaydının gizlendiği tespit edildi. Araştırmacı J. G. Fischer ve astrofizikçi Ralf Neuhäuser öncülüğündeki ekip, edebî dizelerin arkasındaki astronomik gerçekliği kanıtlarıyla ortaya koydu.

Oxford’daki el yazması ve “kınalı el” detayı

Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi’nde korunan divan nüshalarını inceleyen araştırmacılar, şiirin Selahaddin Eyyübi’nin Mısır’da bulunduğu Aralık 1181 ile Mayıs 1182 tarihleri arasında yazıldığını belirledi. Bu tarih aralığı, Doğu Asya kaynaklarında belirtilen süpernovanın gökyüzünde parladığı son aylarla tam olarak örtüşüyor.

Şairin dizelerinde geçen “el-Keffü’l-Hadîb” (Kınalı El) tabiri ise gökbilimciler için en somut delil oldu. Klasik Arap astronomisinde Kraliçe (Kassiopeya) takımyıldızındaki beş parlak yıldızı tanımlamak için kullanılan bu benzetme, patlamanın tam konumunu işaret ediyor. Şairin bu takımyıldıza “yeni bir yüzük takıldığını” ifade etmesi, gökyüzünde daha önce var olmayan parlak bir gök cisminin ortaya çıktığını doğruluyor.

Zombi yıldız ve Pa 30 bulutsusu

Tarihsel kayıtların peşine düşen modern astronomi, süpernovanın kalıntısını belirlemek için uzun yıllar araştırma yürüttü. Yapılan son çalışmalar, Dünya’dan yaklaşık 7 bin 500 ışık yılı uzaklıkta yer alan “Pa 30” bulutsusunun 1181 patlamasının gerçek kalıntısı olduğunu gösterdi.

Bulutsunun merkezinde, yaklaşık 200 bin derece sıcaklığa sahip ve saniyede 16 bin kilometre hızla rüzgâr üreten son derece sıra dışı bir gök cismi yer alıyor. Gökbilimciler, bu yapının iki beyaz cücenin çarpışıp birleşmesiyle meydana gelen nadir bir “Tip Iax” termonükleer patlama olduğunu değerlendiriyor. Yıldız tamamen yok olmak yerine patlamadan sağ çıktığı için bilim dünyasında “zombi yıldız” veya “Parker Yıldızı” olarak adlandırılıyor.

Gemini Teleskobu’ndan uzayda donmuş havai fişek görüntüsü

Hawaii’deki Mauna Kea zirvesinde bulunan 8,1 metrelik Gemini Kuzey Teleskobu, Pa 30 bulutsusunun bugüne kadarki en detaylı görüntüsünü yakaladı. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Timothy Cunningham ve Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden Ilaria Caiazzo liderliğindeki ekip, kalıntının yapısına dair çarpıcı ayrıntılara ulaştı.

Teleskobun gelişmiş spektrografı (GMOS) ile yapılan gözlemlerde şu bulgular öne çıktı:

  • Patlamayla uzaya saçılan gaz iplikçiklerinin daha önce bilinenin 10 katı yoğunlukta olduğu görüldü,
  • Gaz hatlarının düz bir çizgi halinde değil, ipe dizilmiş inci tanelerini andıran parlak düğümlerden oluştuğu tespit edildi,
  • Her bir gaz düğümünün yaklaşık 4 ışık günü (10 üzeri 11 kilometre) genişliğe sahip olduğu hesaplandı.

Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), 845 yıllık bu gizemi aydınlatan veriyi “Günün Astronomi Fotoğrafı” (APOD) seçerek tescilledi. Eyyübiler döneminde yazılan mısralar ile modern dev teleskopların sunduğu verilerin birleşmesi, tarihî el yazmalarının modern astrofizik araştırmalarında bağımsız birer gözlem kanıtı olabileceğini bir kez daha kanıtladı.

845 yıllık uzay sırrı: Selahaddin devrinden kalan tarihi keşif!
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.