Akıllı telefonların hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, bu cihazların tuvalete kadar taşınması sağlık uzmanlarının dikkatini çekiyor. PLOS One dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, tuvalette akıllı telefon kullanmanın basur (hemoroid) riskiyle doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, telefonun kendi başına bir hastalık sebebi olmadığını, ancak kullanıcıların tuvalette kalış süresini uzatarak anal bölgedeki damar yastıkçıkları üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor. Çalışmada, telefon kullanan kişilerin yüzde 37.3’ünün tuvalette 5 dakikadan fazla vakit geçirdiği, telefon kullanmayanlarda ise bu oranın sadece yüzde 7.3 olduğu tespit edildi.
Kırk beş yaş ve üzeri 125 katılımcıyla gerçekleştirilen çalışmada, katılımcıların yüzde 43’ünde basur bulunduğu görüldü. Yaş, cinsiyet, kilo, fiziksel aktivite ve lif tüketimi gibi diğer etkenler hesaba katıldığında bile tuvalette telefon kullanımının basur riskini yüzde 46 oranında artırdığı saptandı. Uzmanlar, telefon ekranının zaman algısını değiştirerek kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarından çok daha uzun süre oturmasına neden olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, tuvaletin bir dinlenme veya eğlence alanına dönüştürülmemesi ve içeride geçirilen sürenin sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. Basur riskini en aza indirmek için lifli gıdalarla beslenmek, bol sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmek önem taşıyor. Belirtilerin sürmesi veya rektal kanama görülmesi durumunda ise zaman kaybedilmeden bir uzmana başvurulması tavsiye ediliyor.



