İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında bölgesel diplomasi ve nükleer programla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin temel hedefinin bölgedeki çatışmaları sonlandırmak olduğunu belirten Bekayi, bugün gerçekleşmesi beklenen ziyarette tarafların görüşlerinin ayrıntılı olarak masaya yatırılacağını ifade etti.
“Nükleer silah peşinde değiliz”
ABD’den gelen açıklamalara yanıt veren Bekayi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını yineledi. Nükleer silah üretme amaçlarının olmadığını, bunun bir korku değil ilkesel bir duruş olduğunu vurgulayan Sözcü, uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ilişkin şu detayları paylaştı:
Zenginleştirme Seviyesi: Uranyum zenginleştirmenin türü ve seviyesinin müzakere edilebilir olduğunu, ancak İran’ın kendi ihtiyaçları doğrultusunda bu sürece devam edeceğini belirtti.
Baskı Eleştirisi: Washington’ın nükleer meseleyi Tahran üzerinde bir baskı aracı olarak kullandığını savundu.
Ekonomik Refah: ABD’nin “nükleerden vazgeçilirse ekonomi düzelir” yönündeki söylemlerine, “Biz ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi biliyoruz,” sözleriyle tepki gösterdi.
Hürmüz Boğazı’nda güvenlik tartışması
Bölgesel güvenliğe de değinen Bekayi, İran’ın uzun yıllardır Hürmüz Boğazı’nın hamisi olduğunu hatırlattı. Son dönemde su yolunda yaşanan gerilimlerin ve tehlikelerin kaynağı olarak ABD ve İsrail’in bölgedeki girişimlerini işaret eden Bekayi, stratejik noktalardaki istikrarsızlığın dış müdahalelerden kaynaklandığını ileri sürdü.
Tahran’daki bu görüşme, Pakistan’ın İslamabad ve İslamabad dışındaki müzakere süreçlerinde üstlendiği kritik kolaylaştırıcı rolü bir kez daha ön plana çıkardı.

