Dünya, Orta Doğu’da tırmanan nükleer gerilim ve Hürmüz Boğazı ablukasını takip ederken; Washington, Tahran ve Vatikan arasında sıra dışı bir “teolojik ve diplomatik” tartışma patlak verdi. ABD Başkanı Trump’ın Papa 14. Leo’ya yönelik sert eleştirilerine, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’dan Vatikan’a destek mesajıyla karşılık geldi.
“Büyük İran milleti adına kınıyorum”
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, X (Twitter) üzerinden Papa 14. Leo’yu etiketleyerek paylaştığı mesajında şu vurguları yaptı:
Hürmet Mesajı: “Papa 14. Leo Hazretleri, büyük İran milleti adına zatıalinize yönelik hakareti kınıyorum.”
Kutsallık Vurgusu: Trump’ın kendisini Hazreti İsa olarak tasvir ettiği görsele atıfta bulunan Pezeşkiyan, “Barış ve kardeşlik peygamberi İsa’nın mukaddesatına hürmetsizliğin özgür insanlar için kabul edilemez olduğunu beyan ediyorum” ifadelerini kullandı.
Zafer Temennisi: Mesajını, Papa için Allah’tan zafer dileyerek sonlandırdı.
Trump ve Papa arasında “Barış” çatışması
Vatikan ile Beyaz Saray arasındaki ipler, Pakistan’daki ABD-İran müzakereleri sürerken gerilmişti:
Papa’nın Çağrısı: 11 Nisan’da Papa 14. Leo, “Paraya tapınmaya ve güç gösterisine son. Savaşa son” diyerek isim vermeden Trump’ın politikalarını eleştirmişti.
Trump’ın Yanıtı: Trump, Papa’yı “dış politikada berbat” ve “nükleer silahlar konusunda zayıf” olmakla suçladı. Ayrıca, Kilise’nin bu Papa’yı sırf kendisiyle “başa çıkması” için göreve getirdiğini iddia etti.
“İran” Çıkışı: Trump, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.
Papa 14. Leo: “Korkmuyorum”
Cezayir ziyareti yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Papa 14. Leo ise geri adım atmayacağının sinyalini verdi:
“Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim, bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim.”
Stratejik bir diplomasi hamlesi mi?
Analistler, Şii dünyasının merkezi olan İran’ın, Katolik dünyasının liderine bu şekilde sahip çıkmasını; Trump’ın bölgedeki ablukası ve sert politikalarına karşı “ahlaki ve küresel bir ittifak” kurma çabası olarak değerlendiriyor.

