Real Madrid’in Elche karşısında aldığı 3-2’lik galibiyetin ardından, İspanyol devinin tribünlerinde uzun yıllardır süren ideolojik ve yönetimsel savaş yeniden patlak verdi. Aşırı sağcı ve neo-Nazi bağlantılarıyla bilinen radikal taraftar grubu “Ultras Sur”, yayımladığı sert bildiriyle Kylian Mbappe, Vinicius Junior ve Ibrahima Konate’den kamuoyu önünde derhal özür dilemelerini talep etti. Grup, oyuncuların tavrını gerekçe göstererek Real Madrid Başkanı Florentino Perez’in istifa etmesi gerektiği tehdidinde bulundu.
Krizin fitilini, Elche maçı öncesinde seromoniye çıkan futbolcuların giydiği tişörtler ateşledi. Fas sınırındaki İspanyol kenti Septe (Ceuta) sakinlerine destek mesajı taşıyan tişörtlerdeki ifadelerin bir kısmının Mbappe, Vinicius ve Konate tarafından kapatılması İspanya’da siyasi bir tartışmaya dönüştü. Mbappe, yaşanan dramlar arasında bir ayrımcılık ya da hiyerarşi oluşturmak istemediğini, hayatını kaybeden göçmenlerin acısını da yok sayamayacağını belirtse de aşırı sağcı grup bu durumu “İspanyol vatandaşlarına hakaret” ve kulübün değerlerinin yitirilmesi olarak niteledi.
1980’den bugüne: Güney kale arkasında doğan aşırılık
“Ultras Sur” grubunun kökleri 1980 yılına, Santiago Bernabeu’nun güney kale arkası tribününe dayanıyor. İspanyol El Pais gazetesinin aktardığına göre oluşum, Eylül 1980’de Real Madrid’in rezerv takımı Castilla ile İngiliz ekibi West Ham arasında oynanan Kupa Galipleri Kupası maçında İngiliz holiganların çıkardığı olayların ardından radikalleşen genç bir taraftar kitlesi tarafından kuruldu.
1980’li ve 90’lı yıllar boyunca güney tribününü domine eden grup, sahadaki desteğin ötesinde ırkçı sloganları, gamalı haç ve Nazi sembollerini tribünlere taşımasıyla tanındı. Fransız L’Equipe gazetesinin açıkça “neo-Nazi ideolojiye sahip” olarak tanımladığı grup, zamanla organize suç örgütleri ve aşırı sağcı sokak hareketleriyle iç içe geçti.
Kulüple yakın ilişkiden 2013 kırılmasına
Grup, geçmiş yönetimler döneminde kulüpten geniş ayrıcalıklar elde etmişti. Real Madrid, grubun faaliyetlerini finanse etmesine zemin hazırlayan yaklaşık 250 sezonluk bileti uzun yıllar bu yapıya tahsis etti, deplasman seyahatlerinde lojistik destek sağladı. Hatta 1997 yılında grup üyelerinin kulübün resmi davetiyelerini yasa dışı yollarla satması yargıya taşınmıştı.
Ancak Kasım 2013’te stadyum yakınlarındaki bir kafede grubun eski yöneticileri ile kontrolü ele geçirmek isteyen daha genç ve saldırgan kanat arasında kanlı bir çatışma çıktı. Bu olayın hemen ardından Başkan Florentino Perez neşteri vurdu. Perez, gruba tahsis edilen tüm kombine ve biletleri iptal ederek güney tribününü tamamen boşalttı ve burayı sıkı denetim kurallarına tabi olan “Grada de Animacion” (Gençlik Destek Tribünü) projesine dönüştürdü. Bernabeu’ya aşırı sağcı sembollerin girişi yasaklanırken, uymayanların kulüp üyelikleri iptal edildi.
Perez’in eşinin mezarına saldırı ve süren tehditler
Tribünden sürülmeyi hazmedemeyen Ultras Sur, doğrudan Florentino Perez’i hedef tahtasına oturttu. Madrid sokaklarına Perez karşıtı pankartlar asılırken, başkana yönelik açık tehditler savruldu. Perez 2018 yılında yaptığı açıklamada, grupla yaşanan husumet nedeniyle evinin ve vefat eden eşinin mezarının defalarca vandalizme uğradığını, mezar taşına hakaret içerikli yazılar yazıldığını açıklamıştı.
Bernabeu’dan tamamen men edilmelerine rağmen grup varlığını sonlandırmadı. Üyeler, maç günleri stadyum çevresindeki barlarda toplanmayı, Kral Kupası ve Şampiyonlar Ligi deplasmanlarında veya Castilla maçlarında boy göstermeyi sürdürüyor. Mart 2025’te Atletico Madrid ile oynanan Şampiyonlar Ligi derbisi öncesinde Metropolitano Stadyumu çevresinde biletsiz 300 Ultras Sur üyesinin taşkınlık çıkarması üzerine yüzlerce polis sevk edilmiş ve grup metro istasyonuna sürülerek dağıtılmıştı.
Siyasi intikam aracı olarak Septe krizi
Uzmanlar, grubun Mbappe, Vinicius ve Konate üzerinden başlattığı son kampanyanın tesadüf olmadığına dikkat çekiyor. Yıllardır Bernabeu’ya geri dönmek ve Perez yönetimini devirmek için fırsat kollayan radikal holiganlar, ırkçılık karşıtı duruşlarıyla bilinen siyahi futbolcuların Septe krizindeki insani tavrını şovenist bir dille araçsallaştırarak 10 yılı aşkın süredir devam eden iktidar kavgasını yeniden alevlendirmeyi amaçlıyor.

















