Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerinin New York’ta gerçekleştirdiği operasyon büyük bir infiale yol açtı. Marble Hill semtinde bir aracı ablukaya alan federal ajanlar, aracın içindeki Dominik Cumhuriyeti vatandaşı bir göçmeni silahla vurarak yaraladı. Olay anında araçta 5 yaşında bir çocuğun da bulunduğu öğrenildi.
Hastaneye kaldırılan yaralının tedavisinin sürdüğü bildirilirken, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile New York Valisi Kathy Hochul olaya sert tepki göstererek federal baskınların durdurulması çağrısında bulundu.
Yerel yönetim ile Washington arasında göçmenlik krizi
Olayın ardından açıklama yapan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, küçük bir çocuğun gözleri önünde birden fazla el ateş edilmesinin “kabul edilemez ve son derece tehlikeli” olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan görüşeceğini belirten Mamdani, “Göçmenlik ajanlarının mahallelerimizde terör estirmesine asla seyirci kalmayacağım. Kentteki tüm ICE operasyonlarının derhal sona erdirilmesini talep edeceğim” ifadelerini kullandı.
New York Valisi Kathy Hochul ise göçmen topluluklarının korku içinde olduğunu dile getirerek federal kurumu “eğitimsiz ve denetimsiz davranmakla” suçladı. Olay yerine gelen belediye meclis üyeleri ve yüzlerce mahalle sakini, “ICE New York sokaklarından defol” sloganlarıyla federal müdahaleleri protesto etti.
İç Güvenlik Bakanlığı “sığınak şehir” yasalarını suçladı
Federal İç Güvenlik Bakanlığı ise operasyonun adli sicili bulunan ve yasa dışı statüde olan bir şahsa yönelik “hedef odaklı” planlandığını savundu. Şahsın geçmişte hırsızlık suçundan hüküm giydiğini ve 2023 yılında New York polisi tarafından gözaltına alınıp serbest bırakıldığını belirten bakanlık, yerel yönetimin uyguladığı “sığınak şehir” (sanctuary city) politikalarını suçladı. Açıklamada, adli suçluların sınır dışı edilmek üzere teslim edilmemesinin ajanları tehlikeli sokak operasyonlarına mecbur bıraktığı öne sürüldü.
Reuters’ın derlediği verilere göre, Donald Trump’ın 2025 yılında yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla hız kazanan sınır dışı dalgasında, federal göçmenlik ajanlarının açtığı ateş sonucu en az 21 kişi vuruldu ve bu vakalardan 7’si ölümle sonuçlandı. İnsan hakları kuruluşları, artan sert müdahalelerin hesap verebilirlikten uzak olduğunu savunarak federal polis reformu çağrılarını yineliyor.

















