Meme kanseri tedavisinde yeni dönem: Ameliyatlar değişti

Gelişen tıp teknolojisi ve erken teşhis sayesinde meme kanserinde tam mastektomi yerini koruyucu cerrahiye bırakıyor.

Meme kanseri tedavisinde yeni dönem: Ameliyatlar değişti

Meme kanseri teşhisi, cerrahi teknikler, hedefe yönelik akıllı ilaçlar, immünoterapi ve gelişmiş radyoterapi yöntemleri sayesinde radikal bir dönüşümden geçiyor. Geçmiş yıllarda hastalığın tespiti doğrudan memenin tamamen alınması (mastektomi) anlamına gelirken, günümüzde modern onkoloji yaklaşımları hem yaşam sürelerini uzatıyor hem de dokuyu koruyan cerrahi müdahaleleri ön plana çıkarıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre yılda yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Ancak tedaviye erişimdeki eşitsizlikler ülkeler arasında belirgin farklar yaratıyor. Teşhisten sonraki 5 yıllık hayatta kalma oranı yüksek gelirli ülkelerde yüzde 87,3 seviyesindeyken, düşük gelirli ülkelerde bu oran yüzde 41,9’a kadar geriliyor.

Erken teşhis hayati fark yaratıyor

Amerikan Kanser Derneği verileri, kanserin henüz memeyle sınırlı olduğu evre 1 ve 2 aşamasında tespit edilmesi durumunda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 99’un üzerine çıktığını gösteriyor. Ancak tümör lenf bezlerine veya çevre dokulara sıçradığında oran yüzde 87’ye, uzak organlara metastaz yaptığında ise yüzde 32’ye iniyor.

Kahire Üniversitesi Ulusal Kanser Enstitüsü Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Medhat Muhammed Ali es-Sebai, erken teşhisin tedavi başarısındaki en kritik basamak olduğuna dikkat çekiyor. Toplumda yaygın olan “ağrısız kitlenin kanser olmayacağı” inancının ölümcül bir yanılgı olduğunu belirten Sebai, meme kanserinin çoğunlukla ağrısız sertlikler şeklinde belirti verdiğini hatırlatıyor. Uzmanlar; memede şekil bozukluğu, ciltte çekinti, meme ucunda içe çökme ve özellikle kanlı akıntı gibi sıra dışı değişimlerde vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılmasını öneriyor.

Tam alım oranı geriledi, koruyucu cerrahi öne çıktı

Son 10 yıllık klinik veriler, meme kanseri cerrahisindeki yaklaşımın tamamen değiştiğini ortaya koyuyor:

  • Mastektomi geriledi: On yıl önce hastaların yaklaşık yüzde 65’inde memenin tamamı alınırken, günümüzde bu oran yüzde 35 seviyelerine indi.
  • Koruyucu cerrahi arttı: Tümörün temizlenerek sağlıklı dokunun korunduğu onkoplastik ve koruyucu ameliyatların oranı yüzde 65’e ulaştı.
  • Ameliyat öncesi tedavi: Tümörü küçülterek koruyucu cerrahi şansını artırmak amacıyla cerrahi öncesi kemoterapi veya hedefe yönelik ilaç uygulamaları yaygınlaştı.

Hormon reseptörleri ve HER2 protein düzeylerine göre belirlenen kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri, gereksiz doku kaybının ve ağır yan etkilerin önüne geçilmesini sağlıyor.

Tedavi sonrası takip ve küresel hedef

Tedavi sürecinin tamamlanması tıbbi takibin bittiği anlamına gelmiyor. Nüks riskine karşı ilk yıllarda 3 ila 6 ayda bir yapılan kontroller, beşinci yıldan sonra yıllık periyotlara bağlanıyor. Düzenli aylık kendi kendine muayene ve hekim kontrolünde yapılan mamografi taramaları hayati önemini koruyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Küresel Meme Kanseri Girişimi kapsamında 2040 yılına kadar 2,5 milyon kadının hayatını kurtarmayı hedefliyor. Plan; vakaların en az yüzde 60’ının ilk iki evrede tespit edilmesini, teşhis sürecinin 60 gün içinde tamamlanmasını ve hastaların en az yüzde 80’inin eksiksiz tedaviye erişebilmesini şart koşuyor.

Meme kanseri tedavisinde yeni dönem: Ameliyatlar değişti
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.