Dünya genelinde orman yangınları, rekor sıcak hava dalgaları ve kuraklıkla geçen zorlu bir dönemin ardından gözler 2027 yılına çevrildi. Meteoroloji uzmanları ve iklim modelleri, Pasifik Okyanusu’nda gelişen El Nino doğa olayının kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana görülen en şiddetli seviyeye ulaşabileceği konusunda küresel çapta kritik uyarılarda bulunuyor.
Tropikal Orta ve Doğu Pasifik’teki deniz yüzeyi suyu sıcaklıklarının olağandışı biçimde yükselmesiyle tetiklenen doğa olayı, küresel hava akımlarını altüst ederek aşırı yağışlardan yıkıcı kuraklığa kadar geniş bir alanda iklim krizini tetikleme potansiyeli taşıyor.
Tarihin en güçlü doğa olayı: Okyanus sıcaklıkları 3 dereceyi aşacak
The Washington Post’un yayımladığı iklim analizi raporlarına göre, mevcut El Nino dalgası eylül ayından itibaren hızla güçlenerek şubat ayına kadar tarihi bir zirveye ilerliyor. Tahminler, okyanus yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3 santigrat derece üzerine çıkacağını gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Nino’nun artık küresel ölçekte tam olarak yerleştiğini ve “süper El Nino” sınıfına evrilmesinin yüksek bir olasılık olduğunu vurguluyor. İklim uzmanları, önümüzdeki yılın küresel ısınma sürecinde adeta bir “zaman makinesi” işlevi göreceğini ve insanlığa 2030’lu yılların sonlarında beklenen sıcaklık seviyelerinin provasını yaşatacağını ifade ediyor.
İngiliz Meteoroloji Ofisi: 2027 yılı rekor kırabilir
İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) araştırmacılarından Dr. Nick Dunstone, El Nino’nun okyanuslarda biriktirdiği muazzam ısı enerjisinin atmosfere bir sonraki yıl yansıdığını belirtiyor. Dunstone, bu gecikmeli termal etkinin sonucu olarak 2027’nin, 2024 yılını geride bırakarak dünya tarihinin en sıcak yılı olacağını ve ortalama küresel sıcaklıkların sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıkacağını öngörüyor.
Uzmanlar, olağan bir El Nino evresinin deniz suyu sıcaklığını 1 ila 2 derece yükselttiğini, 3 derecelik bir sapmanın ise küresel atmosfer dengesini sarsacak boyutta devasa bir sapma olduğunu kaydediyor.
Küresel risk haritası: Kimi su baskınlarıyla kimi kuraklıkla boğuşacak
Gelişen bu hava olayı kıtalar genelinde keskin kutuplaşmalara yol açıyor:
- Güney ve Kuzey Amerika: Doğu Pasifik kuşağında aşırı yağışlar Şili kıyılarını ve Peru’yu sel felaketleriyle tehdit ederken; ABD’nin güneybatısında, özellikle Kaliforniya’da devasa çamur kaymaları ve taşkınlar bekleniyor.
- Kuraklık Kuşağı: Endonezya, Avustralya, Güney Afrika ve Orta Amerika doğrudan kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Endonezya’da yüksek sıcaklıkların orman yangınlarını daha da tırmandıracağı öngörülüyor.
- Muson ve Fırtına Hareketleri: Hindistan son 20 yılın en zayıf muson mevsimine doğru ilerlerken, Pasifik Okyanusu’nda daha yıkıcı tayfunların patlak vermesi bekleniyor.
Avrupa alarmda: Bütçeler ve iklim uyum politikaları zorlanıyor
Avrupa kıtası da aşırı sıcak riskinden kaçamıyor. Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre, 2027 yazının Avrupa genelinde ölçülmüş en yüksek sıcaklık seviyelerine ulaşabileceği uyarısı yapılıyor. Chatham House uzmanları, kontrolsüz sıcak hava dalgaları ve peş peşe gelen orman yangınlarının artık hükümetlerin görmezden gelemeyeceği somut bir tehlike haline geldiğini vurguluyor.
Almanya’da merkezi hükümetin iklim adaptasyonu sorumluluğunu artırmak için anayasal düzenlemeler tartışılırken, İspanya’da ise okulların klimalandırılması ve kamusal serinleme merkezlerinin inşası için fonlar genişletiliyor. Ancak uzmanlar; enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve kısıtlı kamu bütçelerinin, yaklaşan bu devasa iklim dalgasına karşı koruma tedbirlerini geciktirdiği uyarısında bulunuyor.

















