Doğu Afrika’nın teknoloji üssü konumundaki Kenya, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında yapay zeka alanında iki kritik uluslararası anlaşmaya imza attı. Stanford Üniversitesi bünyesindeki Hoover Enstitüsü ile El Niño felaketlerinin izlenmesi üzerine 5 yıllık protokol imzalayan Nairobi yönetimi, önde gelen yapay zeka şirketi Anthropic ile de kamu hizmetleri, sağlık, eğitim ve yapay zeka güvenliği konularında ortak deklarasyon yayımladı.
Ülkenin 2025-2030 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi için yaklaşık 1,17 milyar dolarlık (152 milyar Kenya şilini) bir bütçe öngörülürken, bu büyük teknolojik atılımın perde arkasında çalışan yerel iş gücünün yaşadığı hak ihlalleri küresel kamuoyunun gündemine oturdu.
Ekran arkasındaki iş gücüne yasal koruma hazırlığı
Kenya hükümeti, imzalanan ortaklıkların hemen ardından “Yapay Zeka ve Yükselen Teknolojiler Politikası 2026” başlıklı kapsamlı bir taslak yayımladı. Hazırlanan düzenleme; sosyal medya platformlarındaki zararlı içerikleri filtreleyen moderatörleri ve ChatGPT gibi gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla metin, ses ve görsel verileri etiketleyen çalışanları yasal güvenceye kavuşturmayı hedefliyor.
Taslakta yer alan maddeler şu zorunlulukları içeriyor:
- Çalışanlara yazılı iş sözleşmesi sağlanması,
- Şiddet ve travmatik içeriklere uzun süre maruz kalan personele psikolojik destek verilmesi,
- İşverenlerin çalışanların ruh sağlığını koruyacak mesai sınırlandırmaları getirmesi.
Saatliği 1,5 dolara travmatik içerik incelemesi
Hazırlanan yasa taslağı, küresel teknoloji devlerinin üçüncü taraf taşeron şirketler üzerinden Afrikalı gençleri çok düşük ücretlerle istihdam etmesine karşı yıllardır süren tepkilerin ardından geldi. Raporlara göre ABD’de saatlik ücreti 21 ila 27 dolar arasında değişen veri etiketleme ve moderasyon işi için Kenyalı çalışanlara saatte yalnızca 1,46 ila 3,74 dolar ödeniyor.
Meta aleyhine açılan davalar ve sendikalaşma
Kenyalı çalışanlar düşük ücretlerin yanı sıra ağır çalışma koşullarına karşı yargı mücadelesi başlattı. Geçtiğimiz aylarda bir Kenya mahkemesi, travmatik görüntülere maruz kaldıkları ve haksız yere işten çıkarıldıkları gerekçesiyle Meta aleyhine dava açan 187 eski Facebook moderatörünü haklı bularak Meta yöneticisinin sorgulanmasına karar vermişti.
Ayrıca 35’ten fazla teknoloji çalışanı, zararlı ve toksik dijital içeriklere maruz kalmanın resmi olarak “mesleki tehlike” sayılması ve özel sağlık sigortası kapsamına alınması talebiyle yargıya başvurdu. Kurulan Veri Etiketleme Çalışanları Derneği Başkanı Joan Kinyua, sektördeki çarpıklığı şu sözlerle özetledi:
“Tüm bu teknolojik ilerlemeyi bizim sırtımızdaki emek çalıştırıyor; ancak karşılığında kırıntılar veriliyor ve varlığımız dahi görmezden geliniyor.”

















