Güneş yüzeyinde son haftaların en güçlü patlamasının gerçekleşmesiyle uzay havası uzmanları Dünya’yı bekleyen hareketli günler konusunda uyarıda bulundu. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne (NOAA) ait GOES-19 uydusu, 30 Eylül sabahı “4535” numaralı Güneş lekesinde C8-9 sınıfı güçlü bir patlama kaydetti. Güneş atmosferinde saniyede yaklaşık 520 kilometre hızla yayılan bir şok dalgasına yol açan bu hadise, uzaya yeni ve yoğun bir taçküre kütle atımı (CME) fırlattı.
Söz konusu patlama, 28 Eylül’de gerçekleşen ve uzaya plazma bulutu savuran bir diğer manyetik püskürmenin hemen ardından geldi. Böylece iki gün arayla fırlatılan iki ayrı dev plazma ve manyetik alan bulutu Dünya yönünde peş peşe harekete geçti.
NASA modelleri: 2 Ekim’de Dünya’ya ulaşacak
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) hazırladığı simülasyon modellerine göre, ilk püskürmenin ön ucu 2 Ekim tarihinde Dünya’nın manyetik alanına çarpacak. İlk temasın yüksek enlemlerde kutup ışıklarına (aurora) ve “G1” seviyesinde hafif şiddetli bir jeomanyetik fırtınaya neden olması bekleniyor.
İkinci patlamayla savrulan plazma kütlesinin de Dünya’ya yöneldiğinin kesinleşmesi durumunda, iki dalganın birbiriyle etkileşime girerek gezegenin manyetosferine daha yoğun enerji yükleyebileceği ifade ediliyor.
Üç ayrı etki birleşiyor: Koronal delik rüzgarı yolda
Uzay çevresindeki hareketlilik yalnızca iki kütle atımıyla sınırlı kalmayacak. Güneş’in ekvator bölgesinde açılan bir koronal delikten kaynaklanan yüksek hızlı Güneş rüzgarı akımının da 2-3 Ekim tarihlerinde Dünya atmosferine ulaşması öngörülüyor.
Gezegenin uzay çevresi; ilk kütle atımı, ardından gelen ikinci plazma bulutu ve son olarak yüksek hızlı Güneş rüzgarı akımı olmak üzere üç ayrı kozmik etkiyle peş peşe karşılaşacak. Uzmanlar, bu üçlü akışın bir araya gelmesinin otomatik olarak yıkıcı bir jeomanyetik fırtına yaratmayacağını; fırtınanın şiddetini plazma bulutlarının hızları, varış zamanlamaları ve taşıdıkları manyetik alanın güney yönlü bileşeninin belirleyeceğini vurguluyor.
Kutup ışıkları ekvatora doğru genişleyebilir mi?
Güneş fırtınalarının gücüne bağlı olarak kutup ışıklarının görüldüğü oval alan genişleyerek orta enlemlere doğru kayabiliyor. Normal şartlarda yalnızca kutup dairesine yakın bölgelerde gözlemlenen auroralar, jeomanyetik göstergelerin 7 ve 8 seviyelerine tırmanması durumunda daha güneydeki yerleşimlerden de izlenebiliyor.
Güz döneminin manyetik fırtına gözlemleri açısından en elverişli mevsimlerden biri olduğunu hatırlatan uzmanlar, ışıkların orta enlemlere kadar inebilmesi için fırtınanın şu an öngörülen G1 seviyesinin çok daha üzerine çıkması gerektiğine dikkat çekiyor. Kesin tablonun, plazma bulutlarının Dünya yakınındaki gözlem uydularına ulaşmasıyla netleşeceği bildirildi.

















