Gökbilimciler, evrende gezegen sistemlerinin nasıl meydana geldiğini doğrudan gözler önüne seren çığır açıcı bir keşfe imza attı. Şili’nin Atacama Çölü’nde yer alan Atacama Büyük Milimetre/milimetre-altı Dizisi (ALMA) bünyesindeki 66 radyo anteni kullanılarak, Dünya’dan yaklaşık 430 ışık yılı uzaklıktaki “WISPIT 2” isimli genç yıldız sisteminin etrafındaki gaz ve toz bulutları yüksek çözünürlükle haritalandırıldı. Elde edilen veriler, “WISPIT b” ve “WISPIT c” adı verilen iki yeni doğan gezegenin, içinde oluştukları diski oyarak kendi yörüngelerini inşa edişini bir “kozmik ultrason görüntüsü” netliğinde ortaya koydu.
Güneş’in 4,6 milyar yıllık yaşıyla kıyaslandığında yalnızca 5 milyon yaşında olan bu bebek sistemin merkezinde, tek bir yıldız yerine birbiri etrafında dönen ikili bir yıldız çifti bulunuyor.
İki bebek dev doğum beşiklerini oyuyor
Gezegenlerin ana hammaddesini barındıran ön gezegen disklerinde bugüne kadar süreç ya dolaylı izlerle takip ediliyor ya da gezegenin gaz bulutlarıyla girdiği doğrudan etkileşim net olarak seçilemiyordu. WISPIT 2 sisteminde ise süreç tüm berraklığıyla kayıtlara geçti:
- WISPIT b: Jüpiter’in yaklaşık 5 katı kütleye sahip olan dev gezegen, ikili merkez yıldızına 57 Astronomik Birim (AU – Dünya ile Güneş arasındaki mesafe) uzaklıkta, yani Neptün’ün Güneş’e olan mesafesinin neredeyse iki katı mesafede turluyor. ALMA verileri, bu gezegenin gaz diski içinde dönerken devasa bir yarık açtığını ve etrafında bilgisayar simülasyonlarında öngörülen ancak daha önce hiç gözlemlenemeyen gaz girdapları oluşturduğunu kanıtladı.
- WISPIT c: Merkeze yaklaşık 14 AU mesafede dönen diğer gezegen ise diskin iç çeperlerinde ikinci bir oyuk açarak sistemin mimarisini şekillendiriyor.
Max Planck Astronomi Enstitüsü Gezegen Oluşumu Bölüm Direktörü Myriam Benisty, elde edilen kareleri “İki gezegenin de çevrelerini nasıl biçimlendirdiğini doğrudan ve eksiksiz olarak görüyoruz” sözleriyle nitelendirdi.
Keşfi benzersiz kılan ne?
Gözlem programının lideri Milano Üniversitesi’nden Prof. Stefano Facchini, bu gözlemin ön gezegenin kendisini, onu besleyen diski, kütle çekimiyle madde yutarak büyümeye devam ettiğini ve gazla olan dinamik temasını tek karede bir araya getirmesi bakımından tarihi bir ilk olduğunu vurguladı. Bu veriler, evrendeki diğer yıldız disklerinde görülen halka ve girdapların gerçekten gizli gezegenler tarafından mı yoksa başka fiziksel süreçlerle mi oluştuğunu ayırt etmede anahtar rol oynayacak.
Şili’de inşası devam eden 39 metre ayna çaplı Avrupa Aşırı Büyük Teleskobu (ELT) ve ALMA’da yapılacak donanım yükseltmeleriyle birlikte, önümüzdeki on yılda kendi Güneş Sistemimizdeki Jüpiter ve Satürn’ün konumuna denk gelen mesafelerde bebek gaz devlerinin doğum süreçlerinin çok daha ayrıntılı izlenebilmesi ve Güneş Sistemi’nin kökenine ışık tutulması hedefleniyor.

















