Orta Doğu’da küresel petrol sevkiyatının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’nda askeri hareketliliğin zirve yaptığı kritik günlerde, Körfez bölgesinden çok önemli bir diplomatik hamle geldi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Umman’ın başkenti Maskat’ta acil bir araya gelerek bölgesel güvenlik mimarisini sarsan gelişmeleri masaya yatırdı.
Hürmüz Boğazı için ortak deklarasyon: “Diplomasi şart”
Körfez diplomasisinde dönüm noktası olarak nitelendirilen Maskat zirvesinde iki bakan, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz ulaştırma koridorlarının seyrüsefer güvenliğinin tavizsiz şekilde korunması gerektiğinin altını çizdi. Son günlerde uluslararası tanker ticaretini hedef alan saldırıların ardından yayımlanan ortak mesajda, krizlerin çözümü için silahların değil, diplomasi ve sükunetin öne çıkarılması çağrısı yapıldı.
Görüşmenin ardından Umman Resmi Haber Ajansı (OMN) tarafından paylaşılan detaylara göre; taraflar, deniz yollarının serbestliğini tehlikeye atacak ve risk faktörlerini derinleştirecek her türlü tek taraflı askeri adımdan kaçınılması gerektiği konusunda tam mutabakata vardı. İki ülke, uluslararası hukuka dayalı barışçıl çözümlerin tek çıkış yolu olduğunu bildirdi.
ABD ve İran ekseninde tırmanan Körfez gerilimi
Suudi Arabistan ve Umman arasında gerçekleşen bu kritik temasın zamanlaması, bölgedeki jeopolitik fay hatlarının kırılma noktasına denk geliyor. Siyasi analistler, Maskat görüşmesinin arka planında iki büyük yapısal gelişmenin yattığına dikkat çekiyor:
-
Washington-Tahran Gerilimi: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin İran ile yürütülen stratejik mutabakat zaptını (iyi niyet deklarasyonu) tek taraflı olarak sonlandırdığını ilan etmesi.
-
Deniz Güvenliği Krizi: Bu kararın hemen ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Körfez ülkelerine ve ticari gemilere yönelik askeri taciz ve füze saldırılarını yeniden tırmandırması.
Bölgede arabulucu rolüyle tanınan Umman ile İslam dünyasının lider aktörlerinden Suudi Arabistan’ın ortak duruşu, Körfez’in topyekün bir çatışma sarmalına sürüklenmesini önleme çabası olarak yorumlanıyor.
Ticari entegrasyon ve dev lojistik projeler
Zirve yalnızca askeri ve diplomatik kriz yönetimiyle sınırlı kalmadı; iki ülke arasındaki entegrasyonu güçlendirecek vizyon projeleri de detaylandırıldı. Görüşmede ekonomik, ticari ve yatırım ortaklıklarının genişletilmesi amacıyla şu başlıklar öne çıktı:
Stratejik kara sınırı kapısı projesi
Riyad ve Maskat yönetimleri, iki ülkeyi doğrudan birbirine bağlayan ve çöller arasından geçen devasa kara sınırı kapısı projesindeki son aşamaları değerlendirdi. Bu sınır kapısı vasıtasıyla gümrük süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.
Kamu-Özel sektör ortaklığı ve lojistik ağlar
Ulaştırma ağlarının birbirine entegre edilmesi, demiryolu ve otoyol bağlantılarının güçlendirilmesi ile Körfez lojistik koridorunun genişletilmesi kararlaştırıldı. Bakanlar, her iki ülkedeki kamu ve özel sektör yatırımcılarının ortak projeler geliştirmesi için teşvik paketlerinin hızlandırılacağını duyurdu.



