Haaretz: Netanyahu savaşı yeniden başlatmanın peşinde
Dünya

Haaretz: Netanyahu savaşı yeniden başlatmanın peşinde

İsrail’in önde gelen yayın organlarından Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun stratejisine ilişkin çarpıcı bir analiz yayımladı. Gazete, İsrail ile İran arasında iki ay süren göreceli sönük dönemin ardından yaşanan karşılıklı füze ve hava saldırılarını, Netanyahu’nun savaşı yeniden başlatma arayışlarının bir sonucu olarak değerlendirdi.

Netanyahu’nun “savaş” stratejisi

Haaretz tarafından yapılan değerlendirmede, Netanyahu’nun ABD ve İran arasında yürütülen diplomatik süreçlere yönelik derin şüpheleri öne çıkarıldı. Gazete, İsrail Başbakanı’nın, olası bir anlaşmanın İran’ın nükleer programını dizginlemede yetersiz kalacağı kanaatiyle, sürekli olarak savaşı alevlendirecek adımlar attığını savundu. Analize göre, Orta Doğu’yu topyekun bir çatışmanın eşiğine getiren mevcut gerilim, Netanyahu’nun hedefleriyle paralellik gösteriyor.

ABD ile İsrail arasındaki gerilim tırmanıyor

Saha operasyonlarının yanı sıra, İsrail ile en büyük müttefiki ABD arasındaki görüş ayrılıkları da derinleşiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede büyük bir askeri çatışmadan kaçınma arzusu, İsrail’in askeri adımlarıyla doğrudan çelişiyor. Özellikle ABD yönetimindeki üst düzey yetkililerin, “rejim değişikliği” planlarının başarısızlığı konusunda endişeli olduğu ve bu başarısızlığın siyasi faturasını üstlenmek istemediği belirtiliyor.

Gazete, İsrail’in ABD ile İran arasındaki gizli ateşkes müzakerelerinin detaylarına ulaşmak için Amerikalı yetkililere yönelik casusluk faaliyetleri yürüttüğü iddialarına da dikkat çekiyor.

2026 Dünya Kupası ve bölgesel riskler

Haaretz’in analizinde dikkat çeken bir diğer unsur ise zamanlama. 11 Haziran’da başlayacak olan ve ABD’nin de ev sahipleri arasında yer aldığı 2026 Dünya Kupası, bölgedeki savaşın seyrini etkileyen bir faktör olarak görülüyor. Gazeteye göre, turnuvanın küresel dikkati üzerine çekmesi hedeflenirken, saldırıların artarak devam etmesi, hem ABD yönetimi hem de İsrail iç siyaseti açısından öngörülemez riskler taşıyor.

Müzakere sürecindeki en büyük düğüm noktasını ise İran’ın dondurulmuş fonlarının serbest bırakılması talebi oluşturuyor. Trump yönetimi, geçmiş dönemdeki benzer tavizleri sert şekilde eleştirmiş olması nedeniyle, bu konuda oldukça zor bir konumda bulunuyor. İsrail ordusunun İran’ın stratejik hava savunma sistemlerini hedef alan “büyük bir saldırı” düzenlediğini açıklaması, taraflar arasındaki kırılgan dengenin ne kadar hassas bir noktada olduğunu gözler önüne seriyor.