Parti genel merkezinde düzenlenen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Çelik, Türkiye’nin bölgesel ve küresel gelişmelere dair duruşunu net ifadelerle ortaya koydu. Avrupa Birliği ile ilişkilere değinen Çelik, Türkiye’nin üyeliğinin önündeki ideolojik engellerin hem AB hem de dünya güvenliği adına büyük bir kayıp olduğunu vurguladı.
“AB, dar yaklaşımlarla fırsat tepti”
AB’nin Türkiye ile ilişkilerini yalnızca güvenlik başlıklarına hapsetmesinin büyük bir hata olduğunu dile getiren Çelik, şunları kaydetti: “Türkiye’nin AB’ye katılımı ideolojik sebeplerle engellenmemiş olsaydı bugün AB, bir küresel güç olarak birtakım krizlerin önlenmesinde çok daha güçlü bir rol oynayabilirdi. Ancak bu fırsatı birtakım dar yaklaşımlarla kaybettiler. AB, Türkiye ile ilişkisini en geniş alanda hayata geçirirse, aslında bugün yaşadığı sıkıntıların çoğunu ortadan kaldırır.”
“Terörsüz Türkiye” hedefi kararlılıkla sürecek
MKYK ve MYK toplantılarında “Terörsüz Türkiye” gündeminin tüm boyutlarıyla ele alındığını belirten Çelik, sürecin Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle yürütüldüğünü ifade etti. Silah bırakma sürecinin tamamlanması ve teyit edilmesinin hayati önem taşıdığını kaydeden Çelik, “Terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkması için tek bir niyetle hareket ediyoruz. Bu süreci haksız eleştiriler veya siyasi sabotajlarla engellemeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin açıklamalarını “son derece değerli” olarak nitelendiren Çelik, yol haritasının güncellenerek çalışmaların kesintisiz süreceğini belirtti.
Gazze’de yaşanan soykırıma sert tepki
Gazze’deki insani trajediyi de değerlendiren Çelik, İsrail’in saldırılarını “soykırım şebekesi” olarak nitelendirdi. Bazı AB üyesi ülkelerin, Gazze’de barbarlık sürerken İsrail’e silah satışına devam etmesini “büyük bir ahlaki trajedi” olarak tanımlayan Çelik, bu durumun insani değerlerin teknolojik çıkarlara kurban edildiğinin kanıtı olduğunu söyledi.
Müfredat ve dijital güvenlik adımları
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müfredatta yapılan “Haçlı Saldırıları” gibi düzenlemeleri destekleyen Çelik, bu tür adımların tarihsel gerçekleri düzeltmenin ötesinde, güncel meselelere doğru bir perspektifle bakmak adına yol gösterici olduğunu belirtti. Ayrıca, sosyal medya platformlarında çocukların korunması hususunda AB Komisyonu ile paralel bir hassasiyet içinde olduklarını dile getiren Çelik, çocukları istismar eden ve zarar veren dijital uygulamalara karşı Türkiye’nin gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla alacağını açıkladı.

