Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi oturumlarında yapay zekanın uluslararası denetime tabi tutulması yönünde yapılan küresel çağrılara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin bu teknolojinin yönetimini kendi tekellerine alacak adımlar atıyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşen ikili zirvede, yapay zekanın geleceğine ilişkin stratejik kararlar alındı.
Görüşmenin ardından yayımlanan resmi bildiriye göre iki ülke, yapay zeka kaynaklı acil durumları ve olası riskleri doğrudan takip etmek amacıyla tarihte ilk kez ikili bir iletişim kanalı kurma kararı aldı. Zirvede ayrıca, teknolojinin tanımlanmasında kritik bir terminoloji değişikliğine gidilerek “yapay zeka” yerine Trump’ın önerdiği “üstün zeka” (super intelligence) ifadesinin kullanılması üzerinde mutabakat sağlandı.
Beyaz Saray’da teknoloji devleriyle tarihi akşam yemeği
Amerikan CNBC ve Axios platformlarının aktardığı bilgilere göre Trump, Çin heyetini küresel teknoloji sektörünün en etkili isimlerinin yer aldığı üst düzey bir akşam yemeğinde ağırladı. Toplantıya Nvidia CEO’su Jensen Huang, SpaceX CEO’su Elon Musk, eski Apple CEO’su Tim Cook, OpenAI CEO’su Sam Altman, Google Kurucu Ortağı Sergey Brin, Microsoft Başkanı Satya Nadella, AMD CEO’su Lisa Su ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg bizzat katıldı.
Yapay zeka modellerini geliştiren ve veri merkezlerine devasa yatırımlar yapan şirket liderlerinin Çin pazarıyla olan doğrudan temasları, iki süper güç arasındaki teknik müzakerelerin zeminini güçlendirdi.
Küresel mekanizmalara kapılar kapatıldı
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda birçok ülke yapay zekanın uluslararası bir konsorsiyumla denetlenmesi gerektiğini savunurken, Washington ve Pekin bu talebe mesafeli duruyor. Çin devlet televizyonu CCTV’ye bağlı analiz kanallarında, yapay zekanın ABD ve Çin’in ortak sorumluluğunda olduğu ve iki gücün bu riskleri yönetebilecek yegane aktörler olduğu vurgulandı.
Bu yaklaşım, Trump’ın BM Genel Kurulu açılışındaki “Yapay zekanın küresel otoritelerce kontrol edilmesine izin vermeyeceğiz” sözleriyle tam örtüşüyor. İki lider, teknolojinin risklerini ve sunduğu faydaları detaylı biçimde ele almak üzere kasım ayında ikinci bir özel zirve gerçekleştirecek.
Ambargoların gölgesinde “insan odaklı” teknoloji mesajı
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, zirve sonrasında yaptığı açıklamada yapay zekanın mutlaka insan kontrolünde kalması gerektiğini belirterek teknolojinin kötüye kullanımını engellemek için ortak diyalog çağrısında bulundu. Trump’ın da bu diyaloğun sürdürülmesi konusunda mevkidaşıyla hemfikir olduğu bildirildi.
Ancak ABD’nin Çinli firmalara uyguladığı gelişmiş yarı iletken ve çip ambargoları ile teknoloji hırsızlığı iddiaları masadayken, bu stratejik iş birliğinin sahada nasıl uygulanacağı küresel piyasalarda merak konusu olmaya devam ediyor.

















