Yapay zeka ajanı sektörünün öncülerinden Manus, kapsamlı yenilikler içeren “Manus 2.0” sürümünü ve kullanıcıların kendi kişisel ajanlarını tasarlayıp dağıtmalarını sağlayan “Q” adlı yan uygulamasını duyurdu. Daha önce teknoloji devi Meta’nın satın alma girişiminde bulunduğu ancak yasal engeller nedeniyle devralamadığı girişim, yeni mimarisiyle kullanıcı verilerini riske atmadan bağımsız işlem yapabilen otonom sistemler sunuyor.
Kendi cüzdanı, e-postası ve numarası olacak
Yeni sistemin getirdiği en dikkat çekici özellik, oluşturulan yapay zeka ajanlarına özel e-posta adresleri, bağımsız telefon numaraları ve önceden tanımlanmış bütçelere sahip dijital cüzdanlar tahsis edilmesi oldu. Bu sayede ajanlar; harici şirketlerle iletişime geçme, WhatsApp veya e-posta üzerinden randevu oluşturma ve belirlenen limitler dahilinde doğrudan alışveriş ile rezervasyon yapma gibi operasyonları kullanıcıdan onay beklemeden bağımsızca yürütebiliyor.
Kullanıcıların bu ajanları özelleştirmesini sağlayan “Q” uygulaması, şu anda iOS platformunda davetiye usulüyle kapalı beta olarak test ediliyor.
Yüzde 23 daha az kaynak tüketen yeni mimari
Manus 2.0, “Cascade” adı verilen tamamen yeni bir altyapı üzerine inşa edildi. Şirket içi testlere göre bu yeni mimari, ajanların araçlara yalnızca ihtiyaç anında erişmesini sağlayarak token (belirteç) tüketimini önceki modellere kıyasla yüzde 23 oranında düşürüyor.
Sistem ayrıca Slack veya Gmail gibi harici servislerde bir değişiklik algılandığında otomatik olarak devreye giren tetikleyici otomasyon özellikleri sunuyor. Kullanıcılar, bilgisayarları kapalıyken dahi ajanların 7/24 çalışmasını sürdürebileceği özel bir bulut ortamını da kiralayabiliyor.
Masaüstü kontrolü ve Manus Studio
Güncelleme kapsamında masaüstü uygulamasının adı “Manus Studio” olarak değiştirildi. Bu platform; belgeler, web siteleri ve videolar gibi ajanın üzerinde çalıştığı tüm çıktıları tek bir çalışma alanında topluyor.
Bunun yanı sıra Manus 2.0, kullanıcının akıllı telefonundan verdiği komutlar doğrultusunda ana bilgisayarı uzaktan yönetme yeteneğine de kavuştu. Kullanıcıyı sürekli soru yağmuruna tutmak yerine iş akışını baştan sona tamamlayan bu model, yapay zekayı bir asistan olmaktan çıkarıp bağımsız bir dijital çalışana dönüştürmeyi hedefliyor.

















