Afrika’nın Sahel bölgesinde güvenlik krizleri ve küresel güçlerin nüfuz mücadelesi sürerken, Nijer’de yaşanan havalimanı saldırısı uluslararası arenada yankı bulmaya devam ediyor. Rusya, Nijer’in başkenti Niamey’de bulunan uluslararası havalimanını hedef alan hükümet karşıtı silahlı grupların eylemini sert bir dille kınadı.
Moskova’dan Sahel Devletleri Konfederasyonu’na İstikrar Vurgusu
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yayımladığı yazılı açıklamada, Moskova’nın bölgedeki gelişmeleri endişe ve hassasiyetle takip ettiğini belirtti. Nijer ile dayanışma mesajı veren Zaharova, şu ifadeleri kullandı:
“Moskova, dostumuz Nijer’in başkenti Niamey’deki uluslararası havalimanına 18 Haziran’da hükümet karşıtı silahlı gruplar tarafından düzenlenen saldırıyı endişeyle karşıladı. Nijer’in de üyesi olduğu Sahel Devletleri Konfederasyonu’nun istikrarını bozmayı amaçlayan teröristlerin bu son eylemini kararlılıkla kınıyoruz. Devlet Başkanı Abdourahamane Tiani liderliğindeki Nijer halkı ve yönetimi ile tam bir dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.”
“Fransa İçin Çalışan Paralı Askerler”
Sözcü Zaharova, havalimanının stratejik bölgelerine sızmaya çalışan silahlı grupların Nijer güvenlik güçlerinin zamanında müdahalesiyle püskürtüldüğünü kaydetti. Operasyon neticesinde saldırganların önemli bir kısmının etkisiz hale getirildiğini veya sağ olarak yakalandığını belirten Zaharova, Nijer askeri kaynaklarının verilerine işaret ederek hedef tahtasına Paris yönetimini oturttu:
“Nijer Ulusal Savunma Bakanlığı’nın aktardığı resmi bilgilere göre, söz konusu saldırıyı gerçekleştiren odakların Fransa’nın çıkarları doğrultusunda hareket eden silahlı paralı askerler olduğu anlaşılmıştır.”
Daha önce yerel kaynaklar ve görgü tanıkları, ağır silahlı bir grubun Niamey’deki uluslararası havalimanı ve askeri üs bölgesine sızmayı başardığını, ardından bölgede şiddetli çatışma seslerinin yükseldiğini duyurmuştu. Rusya’nın bu çıkışı, Fransa ile bağlarını kopararak Moskova ile askeri ortaklığını artıran Nijer’deki mevcut askeri yönetime açık bir diplomatik siper oluşturma hamlesi olarak yorumlanıyor.



