Ortadoğu’daki bölgesel denklemin ABD-İsrail-İran üçgenindeki gelişmelerle yeniden şekillendiği bir dönemde, Yemenli Husiler sürece dair en kritik hamlelerinden birini gerçekleştirdi. Husiler, Suudi Arabistan’a karşı bir deniz ablukası başlattıklarını resmen duyurdu.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri tarafından yapılan açıklama, taraflar arasındaki çatışmanın deniz ticaretini de kapsayacak şekilde genişlediğini gösteriyor. Seri, bu kararın Suudi Arabistan’ın Husilerin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarına ve daha önceki abluka girişimlerine doğrudan bir “göze göz, dişe diş” yanıtı olduğunu vurguladı.
Genel seferberlik ve “sert karşılık” uyarısı
Husiler, sadece bir askeri hamle yapmakla kalmayıp, Yemen halkına “genel seferberlik” çağrısında bulundu. Sözcü Seri, Suudi Arabistan’ın gerilimi tırmandırması durumunda “kapsamlı ve sert” bir karşılık verileceği uyarısında bulunarak, bölgedeki askeri risk çıtasını en üst seviyeye taşıdı.
Ateşkes sonrası yeni dönem
Husilerin bu deniz ablukası kararı, bölgede uzun süredir devam eden ve nispi bir sakinlik sağlayan ateşkes sürecinin geçtiğimiz hafta çökmesinin hemen ardından geldi. Ateşkesin sona ermesiyle birlikte, Yemen hattındaki çatışmaların tekrar sıcak bir evreye girdiği gözlemleniyor.
Bu hamle, Yemen’deki iç savaşı aşarak bölgesel bir güvenlik sorununa dönüşme potansiyeli taşıyor. Özellikle küresel deniz ticaret rotaları üzerinde oluşturduğu tehdit algısı, bölgedeki aktörlerin güvenlik stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir.
Siyasi kanattan sert mesajlar
Husilerin yürütme organı olan Yüksek Siyasi Konsey’in lideri Mehdi el-Meşat ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Riyad yönetimini doğrudan hedef aldı. Geçtiğimiz hafta Sana Havaalanı’na düzenlenen saldırıyı hatırlatan el-Meşat, şu ifadeleri kullandı:
“Saldırıların arkasındaki güç Suudi Arabistan’dır”: El-Meşat, Yemen halkına yıllardır uygulanan kuşatmanın temelindeki iradenin Suudi Arabistan olduğunu savundu.
“Başka seçenek kalmadı”: Suudi yönetiminin Yemen üzerindeki kuşatmayı sona erdirmekten başka bir yolu olmadığını belirten el-Meşat, siyasi ve askeri olarak tavizsiz bir tutum sergileyeceklerinin altını çizdi.
Deniz ablukası kararı, hem Yemen hem de Suudi Arabistan hattında önümüzdeki günlerin oldukça hareketli geçeceğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplum, bölgedeki ticaret hatlarının güvenliği konusunda endişelerini dile getirirken, tarafların bir sonraki adımları merakla bekleniyor.

















