Mossad’da tarihi reform: Yeni başkan ezberleri bozuyor
Dünya

Mossad’da tarihi reform: Yeni başkan ezberleri bozuyor

İsrail’in dış istihbarat teşkilatı Mossad’ın komuta kademesinde yaşanan bayrak değişimi, kurum tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir idari depreme yol açtı. Eski Başkan Dedi Barnea’nın ardından koltuğa oturan yeni Mossad Direktörü Roman Gofman, teşkilatın geleneksel reflekslerini, operasyonel metodolojisini ve insan kaynakları yapısını kökten değiştirecek radikal bir reform süreci başlattı. İsrail merkezli Maariv gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı kulis bilgilerine göre Gofman, kurumun geçmiş mirasından ya da kemikleşmiş doktrinlerinden kendisini bağımsız kabul ederek tüm operasyonel kabulleri sıfır noktasından revize ediyor.

Bu hızlı dönüşüm, teşkilat içinde ciddi bir kutuplaşmayı da beraberinde getirdi. Reform taraftarları, özellikle İran nükleer dosyası ve bölgesel istihbarat ağlarında yaşanan yapısal zafiyetlerin ardından bu hesaplaşmanın kaçınılmaz olduğunu savunurken; muhafazakar kanat ise aşırı mülakat ve kurumsal revizyonların Mossad’ın operasyonel reflekslerini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Teşkilatın kalbine dışarıdan beş sivil danışman

Gofman’ın reform paketindeki en çarpıcı adım, daha önce istihbarat geçmişi bulunmayan ve tamamen dışarıdan seçilen beş kişilik sivil bir “İstişare Konseyi” kurması oldu. Mossad’ın aşırı gizlilik ilkeleri nedeniyle sivil bir danışmanlık firmasıyla çalışmasının imkansız olduğunu belirten analistler, bu formülün kurum tarihindeki en büyük dış denetim mekanizması olduğunu vurguluyor.

Eşine rastlanmamış geniş yetkilerle donatılan sivil konsey üyeleri, teşkilatın gizli merkezlerine ve departmanlarına doğrudan erişim sağlayarak kaynak yönetimi, operasyonel verimlilik ve bütçe planlaması gibi kritik süreçleri denetliyor. Bu durum, kurumun geleneksel içe kapalılık kültürüne aykırı bulunması sebebiyle kıdemli bölüm başkanları arasında derin bir huzursuzluk yaratmış durumda. Üst düzey bir Mossad yetkilisi, saha gerçekliğini “Kimse bu yeni duruma nasıl refleks göstereceğini bilmiyor. Mossad, dış aktörlerin bu denli kalbine sızmasına hiç alışkın değildi” sözleriyle özetledi.

7 Ekim için yeni soruşturma ve ordu modeli

Yeni direktör, kurum içi hiyerarşiyi de İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) modeline yaklaştırıyor. Savaş ve olağanüstü hal dönemlerinde orduda uygulanan “her rütbeli amire deneyimli bir kıdemli kurmay muavin atanması” formülü, Gofman tarafından Mossad departmanlarına uyarlandı. Buna göre aktif operasyon liderlerinin yanına, geçmişte sahada rüştünü ispatlamış eski istihbaratçılar danışman ve yardımcı olarak atanıyor.

İdari reformların yanı sıra Gofman, 7 Ekim 2023 tarihindeki güvenlik ve istihbarat zafiyetlerinin üzerine de agresif bir şekilde gidiyor. Halefi Barnea döneminde yürütülen iç soruşturmaları yetersiz bulan yeni başkan, sivil istişare konseyinin de gözlemci olarak katılacağı tamamen bağımsız ve şeffaf bir “7 Ekim Araştırma Komisyonu” kurulmasını emretti.

İran dosyası öncelik ama hedef artık daha büyük

Stratejik öncelikler bağlamında İran’ın nükleer programı ve Tahran rejiminin izlenmesi misyonu Mossad’ın ana bütçe odağı olmaya devam etse de Gofman, teşkilata modern çağın gereksinimlerine uygun yepyeni bir diplomatik savaş cephesi açıyor. Yeni doktrine göre Mossad, uluslararası arenada İsrail devletine yönelik yürütülen “meşruiyetten çıkarma” (delegitimizasyon), akademik boykot ve siber algı kampanyalarına karşı aktif psikolojik ve dijital istihbarat operasyonları yürütecek.

Bu yeni vizyon doğrultusunda, onlarca yıldır sürdürülen ancak önceliğini yitirmiş bazı klasik istihbarat faaliyetlerinin tamamen tasfiye edileceği veya bütçelerinin kısılacağı belirtiliyor. Nitekim Gofman, hazırlık aşaması tamamlanmış ve operasyonel onaya sunulmuş birçok sınır ötesi gizli harekatı, “somut bir stratejik fayda sağlamadığı” gerekçesiyle bizzat durdurdu. Operasyonel yürütmenin başına ise teşkilatta sert ve pragmatik tarzıyla bilinen ve sadece “K” harfiyle anılan gizemli bir ismi getiren Gofman’ın, Orta Doğu’daki yeni statükoya uygun, daha çevik ve teknolojik bir casusluk şebekesi inşa etmeyi hedeflediği belirtiliyor.