İngiltere Premier Lig’de mali kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle bağımsız komisyon tarafından suçlu bulunan Manchester City, yeni bir hukuki kıskacın ortasında kaldı. Financial Times’ın yayımladığı özel habere göre Birleşik Krallık Gelir ve Gümrük İdaresi (HMRC), kulübün vergi yükümlülüklerini hafifletmek amacıyla “özel mali düzenlemeler” yaptığı şüphesiyle 2018 yılında paralel bir inceleme başlattı.
Vergi otoritelerinin söz konusu adımı, Alman Der Spiegel dergisinin 2018 yılı sonlarında sızdırdığı kulüp içi yazışmaların hemen ardından attığı belirtildi. Soruşturmanın “kasıtlı dolandırıcılık” kapsamında yürütülmediği ancak dosyanın aradan geçen zamana rağmen resmen kapatılmadığı ve henüz kulübe yönelik doğrudan cezai bir yaptırım uygulanmadığı aktarıldı. Taraflar ise konuya dair sessizliğini koruyor; İngiliz vergi dairesi mükellef gizliliği gerekçesiyle açıklama yapmazken, Manchester City yönetiminden de resmi bir yanıt gelmedi.
Premier Lig yaptırımları ve küme düşme tehdidi
Vergi idaresine ilişkin sızıntılar, Birleşik Arap Emirlikleri sermayeli kulübün karşı karşıya olduğu hukuki baskıyı daha da ağırlaştırdı. Bağımsız komisyon, eylül ayı sonunda aldığı kararla Manchester City’yi 2009-2018 yılları arasında ligin finansal kurallarını “ciddi biçimde” çiğnemekten suçlu bulmuştu.
Suçlamalar arasında yapay gelir oluşturmak için paravan sponsorluk anlaşmaları düzenlenmesi ve kulüp giderlerinin 900 milyon sterlini (yaklaşık 1,2 milyar dolar) aşan tutarda gizlenmesi yer alıyor. Karara itiraz ederek masumiyetini savunan kulüp; puan silme, önceki şampiyonluk unvanlarının geri alınması ve en ağır senaryoda ligden ihraç edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
Sahanın ötesinde jeopolitik ve diplomatik yankılar
Manchester City dosyasında yaşanan kriz, futbol dünyasının sınırlarını aşarak İngiltere ile Körfez arasındaki diplomatik ve ticari dengelere uzandı. Eski Büyük Manchester Belediye Başkanı’nın BAE merkezli yatırımları öven sözlerinin ardından İngiltere Başbakanlığı (Downing Street) resmi bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Başbakanlık sözcüsü, bağımsız yargı organlarının aldığı ilk kararın oldukça ciddi olduğunu vurgulayarak, “Hiç kimsenin kuralların ve yasaların üzerinde olduğu izlenimi doğamaz” değerlendirmesinde bulundu. İngiliz hükümeti, yürütülen bağımsız sürecin kararlarına saygı duyulması gerektiğini belirterek kural ihlalinin kanıtlandığı her durumda sorumluların gerekli hukuki bedelleri ödemesi gerektiğini kaydetti.

















