Küresel finans piyasaları, uzun vadeli devlet tahvili getirilerinde yaşanan sert yükselişin baskısı altında. Enflasyon endişeleri, hızla katlanan kamu borçları ve teknoloji devlerinin devasa yapay zekâ yatırımları nedeniyle yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesi, tahvil piyasalarında tarihi zirvelerin görülmesine yol açtı.
Bloomberg’in aktardığı verilere göre; ABD 30 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,33 ile 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa’nın borçlanma maliyetleri 2008, Almanya tahvil faizleri ise 2011’den bu yana görülen en yüksek oranlara çıktı. İngiltere’de ise uzun vadeli kamu tahvili faizleri yüzde 6 sınırına dayandı.
Enerji fiyatları ve kamu borçları baskıyı artırıyor
Financial Times’ın analizine göre, Orta Doğu’daki askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer aksamaları sebebiyle Brent petrolün varil fiyatının 90-91 dolar bandına yerleşmesi, enflasyon beklentilerini yeniden tetikledi. Jefferies Başekonomisti Mohit Kumar, uzun vadeli tahvil getirilerinin doğrudan petrol fiyatlarını takip ettiğine dikkat çekiyor.
Enerji şokuna ek olarak, ABD kamu borcunun 40 trilyon dolara, İngiltere kamu borcunun ise 3 trilyon sterline ulaşması yatırımcılarda güven kaybına yol açtı. Hükümetlerin artan enerji maliyetlerine karşı hane halkı ve şirketleri sübvanse etmek için daha fazla borçlanmak zorunda kalacağı endişesi, uzun vadeli tahvillerin “güvenli liman” olma özelliğini sorgulatıyor.
Yapay zekâ yatırımları için tarihi borçlanma
Tahvil piyasalarındaki arz fazlasını derinleştiren bir diğer kritik faktör ise teknoloji devlerinin yapay zekâ altyapılarını finanse etmek için tahvil piyasalarına akın etmesi oldu.
Barclays, 2026 yılı genelinde yatırım yapılabilir derecedeki şirket tahvili ihraçlarının 1,9 trilyon dolara ulaşarak rekor kıracağını öngörüyor. Yardeni Research ve Barclays analistleri; bütçe açığı beklentileri, dev şirketlerin yapay zekâ borçlanmaları ve tahvil alıcı tabanındaki değişimin uzun vadeli getirileri yukarı ittiğini vurguluyor.
Bilanço dışı 3 trilyon dolarlık risk
The Wall Street Journal tarafından yayımlanan değerlendirmelere göre, önde gelen 9 teknoloji devinin büyük kısmı yapay zekâ projeleriyle bağlantılı 3 trilyon dolarlık bilanço dışı yükümlülüğü bulunuyor. Uzmanlar, yapay zekâ gelirlerinin beklentileri karşılayamaması durumunda bu borç yükünün finansal piyasalardaki kırılganlığı daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor.



