Küba'da askeri müdahale endişesi ve kritik bekleyiş
Dünya

Küba’da askeri müdahale endişesi ve kritik bekleyiş

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) uyguladığı ağır petrol ablukası nedeniyle derin bir ekonomik kriz yaşayan Küba’da askeri ve siyasi hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. Karayip adası, bir yandan olası bir askeri müdahale senaryosuna karşı teyakkuza geçerken diğer yandan yaklaşan Dünya Kupası turnuvasını uluslararası bir güvenlik kalkanı olarak değerlendiriyor.

Küba halkı ve diplomatik çevreler, 15 Haziran’da başlayıp 19 Temmuz’da sona erecek olan dev spor organizasyonunun, Washington yönetiminin askeri planlarını ertelemesine veya askıya almasına zemin hazırlayabileceğini umut ediyor.

Dünya Kupası diplomatik bir kalkan olabilir mi?

Turnuvaya dair stratejik değerlendirmelerde bulunan eski Küba Büyükelçisi Carlos Alzugaray, şampiyonanın bazı kritik müsabakalarının Küba’ya coğrafi olarak oldukça yakın bir mesafede konumlanan Miami kentinde oynanacak olmasının önemine dikkat çekti. Alzugaray, bu durumun ABD’nin bölgede geniş çaplı bir askeri harekata girişmesini uluslararası kamuoyu baskısı ve lojistik nedenlerle zorlaştıracağını öngörüyor.

Askeri uzmanlar ise Küba’nın savunma stratejisinin sadece diplomatik hamlelerle sınırlı olmadığını belirtiyor. Adanın olası bir saldırı durumunda, insansız hava araçları (İHA) ve elindeki diğer füze sistemleriyle doğrudan ABD topraklarını, özellikle de Florida eyaletini hedef alma kapasitesine sahip olması Washington’ın askeri kanadında planlamaları karmaşıklaştıran en önemli caydırıcı unsur olarak öne çıkıyor.

Rusya ve İran iddiaları gerilimi tırmandırıyor

İki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde daha da gerilmesinde, Küba’nın Rusya ve İran’dan uzun menzilli askeri dronlar teslim aldığı yönündeki istihbarat raporları etkili oldu. İddiaların ardından bölgedeki askeri hareketliliği yerinde incelemek üzere Guantanamo Bay askeri üssüne bir ziyaret gerçekleştiren ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, üstü kapalı bir tehdit mesajı gönderdi. Hegseth, Küba yönetiminin ABD anakarasına ulaşabilecek silahlara erişmeye çalışmasını “büyük bir hata” olarak nitelendirdi.

Hegseth’in bu çıkışına Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’den yanıt gecikmedi. Díaz-Canel, ülkesine yönelik herhangi bir askeri müdahale girişiminin bölgeyi sonuçları kestirilemez ve her iki taraf için de ağır kayıplara yol açacak bir kan banyosuna sürükleyeceği uyarısında bulundu.

Ekonomik kriz ve iç karışıklık riski büyüyor

Dış tehditlerin yanı sıra Küba, iç sahada da ciddi bir sosyal sınav veriyor. Ablukanın derinleştirdiği enerji krizi nedeniyle günlerce süren elektrik kesintileri, başkent Havana başta olmak üzere birçok kentte protestoların patlak vermesine yol açtı. Sokaklardaki gerilimin artması üzerine hükümet, kritik noktalardaki güvenlik güçlerinin varlığını ve devriyelerini sıklaştırdı.

Kübalı diplomatik kaynaklar, Washington’ın doğrudan askeri bir operasyondan ziyade adadaki iç huzursuzluğun tırmanmasını, protestoların büyümesini ve hükümetin bu gösterilere sert müdahale ederek uluslararası meşruiyetini kaybetmesini beklediğini ileri sürüyor. Turnuva boyunca Küba koridorlarında esmesi beklenen diplomatik rüzgarların geçici bir ateşkes sağlayıp sağlamayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.