Gözlerdeki gizli tehlike: Alzheimer riskini yıllar önce fısıldıyor
Gündem

Gözlerdeki gizli tehlike: Alzheimer riskini yıllar önce fısıldıyor

Tıp dünyasında demans ve Alzheimer tedavisine yönelik araştırmalar sürerken, hastalığın çok erken evrelerde hatta semptomlar başlamadan yıllar önce tespit edilebilmesi adına devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Bilim insanları, gözün arka kısmında yer alan ve ışığa duyarlı bir sinir dokusu olan retinanın, Alzheimer hastalığına ilişkin kritik erken uyarı sinyalleri taşıyabileceğini ortaya koydu.

Daha önce yapılan çalışmalarda retina görüntülerinin aktif Alzheimer vakalarını teşhis etmede kullanılabileceğini kanıtlayan araştırmacılar, yeni yöntemle hastalığın ortaya çıkmasından yıllar önce risk faktörlerinin belirlenebileceğini açıkladı. Uzmanlar, retina fotoğraflarının hastalığı doğrudan teşhis etmediğini ancak Alzheimer gelişme ihtimaliyle ilişkili biyolojik ve yapısal değişiklikleri net bir şekilde ortaya koyabildiğini belirtiyor.

Yapay zeka 40 binden fazla kişinin gözünü analiz etti

Florida Üniversitesi’nden biyomedikal mühendis Ruogu Fang liderliğindeki uzman bir ekip, tıp tarihinin en geniş kapsamlı göz analizlerinden birine imza attı. Araştırmacılar, İngiltere Biyobankası’nda (UK Biobank) yer alan 40 binden fazla katılımcıya ait tam 62 bin 876 retina görüntüsünü gelişmiş yapay zeka teknolojisi ve derin öğrenme modelleri yardımıyla detaylıca inceledi.

Geliştirilen yapay zeka modelleri; Alzheimer riskini doğrudan artırdığı bilinen yaş, sigara ve alkol kullanımı, uyku düzeni, depresyon, vücut kitle indeksi ve yüksek tansiyon gibi 12 farklı bağımsız faktörü tahmin etmek üzere kurgulandı. Yapılan derinlemesine analizler sonucunda, retinadaki yaşlanma belirtilerinin doğrudan Alzheimer riskiyle bağlantılı olduğu saptandı. Retinada gözlemlenen damar sertleşmesi, kan damarı yoğunluğundaki dikkat çekici azalma ve optik sinir tabakasının incelmesi en önemli bulgular arasında yer aldı.

“Küçük damarlar önemli ipuçları veriyor”

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri de kılcal damarlar üzerinde yapılan incelemelerde ortaya çıktı. İlerleyen yıllarda Alzheimer teşhisi alan kişilerin retina görüntülerinde, küçük atardamarların belirgin bir şekilde daralma eğiliminde olduğu tespit edildi.

Bilim insanları, retinadaki bu daralmanın merkezi sinir sistemi ile damar yapısı arasındaki işlev bozukluğunun ilk somut göstergesi olabileceğini düşünüyor. Ancak projenin başındaki araştırmacılar, göz ile beyin sağlığı arasındaki bu ilişkinin kesin neden-sonuç bağlantılarını tamamen çözebilmek adına daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor.

Rutin göz muayeneleri yeni bir rol üstlenebilir

Retina görüntüleme teknolojisi günümüzde diyabetik retinopati, glokom ve katarakt gibi yaygın göz hastalıklarının takibinde rutin olarak kullanılıyor. Bilim insanları, bu mevcut altyapının gelecekte demans ve Alzheimer riskinin erken dönemde izlenmesinde de aktif bir rol üstlenebileceğini, böylece beyin sağlığı hakkında çok daha az maliyetli ve hızlı bilgi sunulabileceğini vurguluyor.

Journal of Alzheimer’s Disease dergisinde yayımlanan çalışmanın sonuçlarına göre retina, yalnızca nörolojik hastalıkların değil, kemik sağlığı ve genel yaşam beklentisi gibi insana dair pek çok biyolojik sürecin de şifrelerini bünyesinde barındırıyor. Early tanı imkanı sunan bu yöntemin, gelecekte Alzheimer’ın önlenmesi ve yavaşlatılması süreçlerinde tıp dünyasının elini ciddi şekilde güçlendirmesi bekleniyor.