1. Haberler
  2. Dünya
  3. Filistin’de akaryakıt krizi istifa çağrılarını tırmandırdı

Filistin’de akaryakıt krizi istifa çağrılarını tırmandırdı

Batı Şeria'da yaşanan akaryakıt krizinin ardından Ramallah hükümetine yönelik istifa ve hesap verme çağrıları tırmandı.

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İşgal altındaki Batı Şeria’nın şehir ve kasabalarında günlerdir etkisini sürdüren akaryakıt krizi, Filistin Yönetimi’ne bağlı hükümete yönelik eleştirileri yeni bir boyuta taşıdı. Sürekli tekrarlanan ekonomik ve sosyal krizler karşısında hükümetin radikal çözümler üretemediğini savunan aktivistler, gazeteciler ve yazarlar, yönetimin siyasi sorumluluk alarak derhal istifa etmesi çağrısında bulunuyor.

Eleştirmenler, son yaşanan benzin ve motorin sıkıntısının biriken yönetim sorunlarının yeni bir halkası olduğunu belirtiyor. Krizlerin faturasının sürekli İsrail işgaline kesilmesinin artık inandırıcılığını yitirdiğini vurgulayan kamuoyu, mevcut siyasi ve ekonomik gerçeklerle başa çıkabilecek ulusal bir planın bulunmamasını sert bir dille eleştiriyor.

“Devlet ve bağımsızlık illüzyonu yaşanıyor”

Siyasi aktivist İhab el-Ceriri, yaşanan tablonun ardından yetkililerin Filistin halkından özür dilemesi gerektiğini ifade etti. Başbakan, Maliye Bakanı ve Petrol Kurumu Başkanı’nın yaşanan başarısızlık karşısında siyasi ve ahlaki sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Ceriri, Filistin Yönetimi’nin durumunu sert sözlerle değerlendirdi:

“Filistin Yönetimi, en temel dayanma gücünden dahi yoksun olduğu bir dönemde ‘devlet ve bağımsızlık illüzyonu’ içinde yaşıyor. Yönetimin dayandığı Oslo ve Paris Ekonomi Protokolü gibi anlaşmalar, Filistinlileri akaryakıt dahil en temel insani ihtiyaçlarında bile tamamen işgalin iradesine bağımlı kılacak bir yapı oluşturdu.”

Ceriri; temel hizmetlerdeki gerileme, sağlık ve eğitim sektöründeki çöküş, sosyal koruma ağlarının zayıflaması ve yaşam maliyetlerinin artması nedeniyle gençlerin giderek daha fazla göç etmeyi düşündüğünü belirtti. Ceriri’ye göre Filistin Yönetimi, halkın direnişini ve kararlılığını pekiştirmek yerine insanları ülkeden ayrılmaya iten ek bir faktöre dönüştü.

Otuz yılı aşan süreç ve kurumların çöküşü

Aktivist Husam ed-Dik ise Filistin Yönetimi’nin kuruluşundan bu yana geçen otuz yılı aşkın süreyi sorguladı. Kamusal maaşların düzenli ödenemediği ve temel ihtiyaçların karşılanamadığı bir yapının sürdürülemez olduğunu ifade eden ed-Dik, kriz dönemlerinde bedeli sadece vatandaşın ödediğini, yetkililerin ise ayrıcalıklarını korumaya devam ettiğini vurguladı. Hayati sektörlerin özelleştirilerek ticari çıkarlara kurban edildiğini belirten ed-Dik, ulusal özgürlük mücadelesi veren toplumların varoluşsal ihtiyaçlarını piyasa koşullarına terk edemeyeceğini söyledi.

Gazeteci Reem el-Amri de benzin istasyonları önünde uzayan kilometrelerce kuyruğun sadece bir yakıt krizini değil, onlarca yıldır verilen “devlet kurumları inşa etme, nitelikli eğitim ve sağlık sunma, onurlu bir yaşam sağlama” vaatlerinin çöküşünü simgelediğini ifade etti.

Hükümetin gerekçeleri ve biriken finansal baskılar

Ramallah hükümeti ve Petrol Kurumu ise krizin arkasında İsrail tarafından uygulanan kısıtlamalar, nakit Şekel fazlasından kaynaklanan bankacılık tıkanıklıkları ve lojistik zorluklar olduğunu savunuyor. İşgal yönetiminin Filistin gümrük vergisi fonlarına (makasa) el koymayı sürdürmesi ve likidite krizi, hükümetin finansal yükümlülüklerini yerine getirmesini zorlaştırıyor.

Buna karşın eleştirmenler, finansal kısıtlamalar gerçek olsa dahi, yetersiz planlama, reform eksikliği ve kötü yönetimin krizlerin etkisini katladığını belirterek geçici önlemler yerine yönetim anlayışında köklü bir değişime gidilmesini talep ediyor.

Filistin’de akaryakıt krizi istifa çağrılarını tırmandırdı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin