Avusturya makamları, Nazi lideri Adolf Hitler’in Almanya sınırındaki Braunau kentinde doğduğu evi, yıllardır süren sembolizm tartışmalarına son vermek ve neo-Nazilerin uğrak noktası olmasını engellemek amacıyla resmen polis karakoluna dönüştürdü. Birkaç yıl süren ve yaklaşık 20 milyon avroya mal olan kapsamlı yenileme projesinin ardından bina, bölge polis müdürlüğü ve yerel karakol olarak hizmet vermeye başladı.
Avusturya İçişleri Bakanlığı, binanın yeni güvenlik işlevinin, Hitler’in 20 Nisan 1889’daki doğumuna dayanan tarihi sembolizmini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediğini açıkladı.
Avusturya İçişleri Bakanı Wolfgang Peschorn, açılışta yaptığı açıklamada binanın bir güvenlik tesisine dönüştürülmesinin açık bir mesaj taşıdığını belirterek, “Bu mekan artık hiçbir zaman Ulusal Sosyalizmi (Nazizmi) çağrıştırmayacak” ifadelerini kullandı.
-
yüzyıldan kalma tarihi yapı, Avusturya’nın Almanya sınırına yakın Braunau am Inn kentinin işlek bir ticari caddesinde yer alıyor.
Yıkım yerine kamuya yararlı dönüşüm
Binanın geleceği, devletin uzun süren hukuki mücadelelerin ardından 2017 yılında mülke el koymasına kadar yıllarca siyasi ve hukuki tartışmalara konu olmuştu. Aşırı sağcı grupların binayı bir sembol haline getirmesini önlemek isteyen hükümet, uzmanlardan oluşan bir komisyon kurdu.
Komisyon, yapının tamamen yıkılması veya bir müzeye dönüştürülmesi fikirlerini reddetti. Bunun yerine, binanın dış görünümünün dikkat çekmeyecek şekilde yeniden tasarlanmasını ve bir kamu güvenlik kurumuna dönüştürülmesini tavsiye etti. Bu doğrultuda Avrupa Birliği genelindeki mimarlara çağrıda bulunularak binanın simgesel değerini unutturacak tasarımlar seçildi.
Yıllardır neo-Nazilerin ve antifasistlerin odağındaydı
Hitler çocukluğunun sadece çok kısa bir dönemini bu evde geçirmiş olsa da bina yıllar boyunca dünyanın farklı ülkelerinden gelen Nazi sempatizanlarının gizli veya açık ziyaret noktası haline gelmişti. Buna karşılık anti-faşist aktivistler de her yıl Hitler’in doğum gününde binanın önünde protesto gösterileri düzenliyordu.
Avusturya yönetimi, binanın polis karakoluna dönüştürülmesiyle iki temel hedefe ulaşıldığını belirtiyor:
-
Simgesel Değerin Sıfırlanması: Aşırı sağcıların ideolojik bir sembol olarak binayı kullanmasının önüne geçilmesi.
-
Güvenlik Varlığının Artırılması: Binanın bizzat emniyet güçlerince kullanılması sayesinde Nazizmi övücü veya propagandasını yapıcı olası girişimlere anında müdahale edilmesi.
Binanın önündeki anıt taşta ise şu ifadeler yer almaya devam ediyor: “Barış, özgürlük ve demokrasi için… Bir daha asla faşizm… Milyonlarca ölünün anısına.”



