FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun Dünya Kupası’nın ticari hisselerini özel sektöre satma planı, küresel futbol dünyasında eşi benzeri görülmemiş bir tepki dalgasına yol açtı. UEFA’nın “futbolun ruhunu satmak” olarak nitelendirdiği projeye karşı kıtasal konfederasyonlar ve ulusal federasyonlar cephe alırken, “Infantino görevden alınabilir mi?” sorusu gündemin merkezine oturdu.
ABD Başkanı Donald Trump ile olan yakın ilişkileri ve siyasi desteğine rağmen Infantino, kariyerinin en ağır yönetim krizlerinden birini yaşıyor.
FIFA Tüzüğü ne diyor: Doğrudan gensoru veya azil yok
FIFA Tüzüğü’nün (özellikle başkanlık makamı ve seçim süreçlerini düzenleyen 33 ve 36. maddeler) kuralları son derece nettir:
-
Gensoru Oylaması Yok: Parlementer sistemlerin veya bazı spor kurumlarının aksine, FIFA Kongresi’nin görev süresi devam eden bir başkanı sadece idari/siyasi kararlarından dolayı gensoru oylamasıyla (güvensizlik oylaması) doğrudan görevden alma yetkisi bulunmamaktadır.
-
Görevden Ayrılma Yolları: Başkan ancak kendi isteğiyle istifa edebilir, seçim süresi dolduğunda aday olmaz/kaybeder veya etik ihlalleri nedeniyle hukuki yaptırımlara maruz kalabilir.
Blatter örneği ve Etik Kurulu seçeneği
Bir FIFA Başkanının süresi dolmadan görevden gitmesinin tek yasal yolu, Bağımsız Etik Kurulu tarafından hakkında bir ceza veya men kararı verilmesidir.
Bunun en somut örneği 2015 yılında yaşanmıştı. Dönemin FIFA Başkanı Joseph Blatter, idari ve finansal usulsüzlükler nedeniyle Etik Kurulu tarafından futboldan men edilmiş ve tüzüğün 69. maddesi gereğince görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Mevcut durumda Infantino hakkında tüzüğü ihlal ettiğine dair resmi bir etik soruşturması bulunmadığından, muhaliflerin hukuki yoldan başkanı görevden alma imkanı bulunmuyor.
2027 Seçimleri: Infantino’nun oy deposu dağılıyor mu?
Infantino’yu koltuğundan etmenin en gerçekçi yolu, 18 Mart 2027 tarihinde Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak olan bir sonraki FIFA Başkanlık Seçimleridir.
Normal şartlarda Infantino; Güney Amerika, Afrika ve Asya federasyonlarının toplam 111 oyunu arkasına alarak seçilmeyi garantiliyordu (Başkanlık için 211 üyenin 106’sının oyu yeterli). Ancak son özelleştirme kararı dengeleri tamamen değiştirdi:
-
UEFA (Avrupa): 55 üye ülke ile projeye tamamen karşı.
-
AFC (Asya): 47 üye ülkeye sahip konfederasyon, kendilerine danışılmadan alınan bu karardan dolayı derin hayal kırıklığı ve tepki açıkladı.
-
CONCACAF (Kuzey/Orta Amerika): 41 üye ülkelik blok, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve medyadan öğrendiklerini belirterek sert bildiri yayınladı.
Bu üç dev konfederasyonun toplam oy sayısı 143’e (toplamın %67’si) ulaşıyor. 18 Kasım’a kadar devam edecek adaylık sürecinde güçlü bir rakibin ortaya çıkması halinde Infantino’nun seçimi kaybetme riski ilk kez bu kadar yüksek.
Siyasi baskılar ve Dünya Kupası’nı boykot tehdidi
Yönetimsel tepkilerin yanı sıra Infantino, ABD ve Avrupa’dan gelen siyasi baskılarla da sıkışmış durumda:
-
ABD Kongresi Baskısı: ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi, Infantino’dan Trump yönetimi ve Trump Vakfı ile yapılan tüm yazışmaları talep etti.
-
Thrive Capital Tartışması: Özelleştirme projesini yürütecek yatırım grubunun arkasında Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kardeşi Joshua Kushner’in şirketi Thrive Capital’ın yer alması tepkileri artırdı.
-
Boykot Silahı: UEFA üyesi ülkelerin Dünya Kupası’nı boykot etme ihtimali masadaki en büyük tehdit. Son 6 Dünya Kupası’nın 5’ini kazanan ve yayın/sponsorluk gelirlerinin ana kaynağı olan Avrupa ülkelerinin turnuvadan çekilmesi, şampiyonayı finansal ve sportif açıdan çöküşe sürükleyebilir.
2021 yılında bienal (iki yılda bir) Dünya Kupası fikri ortaya atıldığında UEFA ve CONMEBOL’un boykot tehdidi karşısında Infantino geri adım atmak zorunda kalmıştı. Aynı senaryonun özelleştirme projesinde de yaşanabileceği değerlendiriliyor.



