Netflix’in en popüler sinema serilerinden biri haline gelen Enola Holmes, dört yıllık aranın ardından üçüncü halkası “Enola Holmes 3” ile izleyiciyle buluştu. Başrollerinde Millie Bobby Brown, Henry Cavill, Louis Partridge, Helena Bonham Carter, Himesh Patel ve Sharon Duncan-Brewster gibi güçlü isimlerin yer aldığı yapım, genç kadın dedektifin en olgun ve karmaşık macerasına ev sahipliği yapıyor.
İlk iki filmin yönetmeni Harry Bradbeer’in ardından yönetmen koltuğunu Philip Barantini devralırken, senaryo yine Nancy Springer’ın “The Enola Holmes Mysteries” kitap dizisindeki karakterlerden esinlenen Jack Thorne imzası taşıyor.
Sherlock’un gölgesinden bağımsız bir liderliğe
Serinin önceki filmlerinde abisi Sherlock Holmes’ün (Henry Cavill) onayını alma veya onunla rekabet etme çabası içinde olan Enola (Millie Bobby Brown), üçüncü filmde karakter gelişiminin en üst noktasına ulaşıyor. Artık tamamen bağımsız bir mesleki ve kişisel kimlik inşa eden Enola, abisiyle eşit şartlarda çalışan bir meslektaş konumuna geliyor.
Filmde roller tam anlamıyla tersine dönüyor: Hikaye Enola’nın iptal edilen düğün hazırlıklarıyla başlarken, Sherlock’un gizemli bir şekilde kaçırılması üzerine Enola, abisini bulup kurtarmak zorunda kalan ana figür haline geliyor. Genç dedektif bir yandan bu gizemi çözerken, diğer yandan Lord Tewkesbury (Louis Partridge) ile evlenmenin getireceği aristokratik düzene girme ve kendi soyadını kaybetme baskısıyla yüzleşiyor.
Sömürgecilik ve sınıf çatışması odağında bir gizem
Önceki filmlerde kadınların oy hakkı ve işçi sınıfının sömürülmesi gibi meselelere değinen seri, üçüncü filminde eleştiri oklarını Britanya İmparatorluğu’na ve kolonyal geçmişine yöneltiyor.
Sherlock’un odasındaki aynada Mors alfabesiyle yazılmış “Khost” kelimesiyle başlayan soruşturma; Enola’yı 19. yüzyıl İngiliz-Afgan Savaşları, Malta’nın bağımsızlık mücadelesi ve İngiliz aristokrasisinin sömürgeci mirasla biriken servetine uzanan geniş bir komplo ağına götürüyor.
Moriarty’nin dönüşü ve ahlaki ikilemler
Filmde Sharon Duncan-Brewster’ın canlandırdığı Moriarty karakteri yeniden sahneye çıkıyor. Moriarty, Sherlock’un kaçırılmasını kullanarak Enola’yı sistemin ikiyüzlülüğüyle yüzleştiriyor. Enola’nın annesi Eudoria Holmes’ün (Helena Bonham Carter) İngiliz düzenine karşı bombalı eylemleri övgü toplarken, yoksullardan çalan sistemden çalan Moriarty’nin suçlu ilan edilmesindeki ahlaki tezatlık filmin ana temalarından birini oluşturuyor.
Serinin geleceği ve eleştirel bakış
2020 yılında çıkan ilk filmiyle 76 milyon haneye ulaşan ve 2022’deki ikinci halkasıyla 158 milyon saat izlenme kaydeden Enola Holmes, Rotten Tomatoes üzerinde %90’ın üzerindeki eleştirmen puanlarıyla Netflix’in en başarılı yapımları arasında gösterilmişti.
Üçüncü film de platformda izlenme rekorları kırmaya devam etse de, eleştirmenler hikayenin kadın hakları, sömürgecilik ve sınıf çatışması gibi pek çok ağır temayı aynı anda işleme çabasının filmin dinamizmini ve o tanıdık “neşeli anlatı kıvılcımını” biraz gölgelediğini belirtiyor.



