İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığını hedef alan “işgalci” ve “gayrimeşru” yönündeki manipülatif iddialara karşı resmi bir açıklama yayımladı. Bazı sosyal medya hesapları üzerinden organize şekilde yayılan bu paylaşımların tamamen asılsız olduğu belirtildi.
DMM, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın, Ada’daki Türk varlığını hedef alan sistematik katliamlara son vermek amacıyla gerçekleştirildiğini ve hukuki bir zemine dayandığını hatırlattı.
Uluslararası hukuk ve garantörlük hakları
Açıklamada, Türk askerinin Ada’daki varlığının uluslararası hukuktan doğan bir hak olduğu vurgulandı. Türkiye’nin, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan uluslararası hak ve yükümlülükler çerçevesinde hareket ettiğinin altı çizildi. DMM’nin açıklamasında şu noktalar öne çıktı:
Barışın tesis edilmesi: 1974 Harekatı, yalnızca Türk varlığını korumakla kalmamış, aynı zamanda “Enosis” hayalleri kuran Yunanistan’daki cuntanın devrilmesine ve ülkede demokrasinin yeniden tesis edilmesine katkı sağlamıştır.
Huzurun güvencesi: Türk askeri, 1974’ten bu yana Ada’da hakim olan huzur ve güven ortamının yegane teminatı olarak görev yapmaktadır.
“Algı operasyonlarına itibar etmeyin” uyarısı
DMM, söz konusu “işgal” söylemlerinin, uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçe sayarak ilhak politikaları yürüten çevrelerin suçluluk psikolojisiyle kurguladığı bir “algı operasyonu” olduğunu belirtti.
Açıklamada, Türkiye’nin barışçıl ve hukuki hamlelerini hedef alan bu dezenformasyon faaliyetlerine karşı kamuoyunun dikkatli olması ve asılsız içeriklere itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin bölgedeki varlığının, Kıbrıs Türk halkının egemenliğinin ve can güvenliğinin en büyük güvencesi olduğu bir kez daha teyit edildi.

















