Almanya İçişleri Bakanlığı ve Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), 2025 yılına ait güvenlik raporunu kamuoyuyla paylaştı. Berlin’de açıklanan veriler, ülkedeki demokratik düzene yönelik tehditlerin hem iç hem de dış kaynaklı olarak endişe verici boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Raporda, aşırı sağcıların sayısındaki artışın yanı sıra şiddet suçlarındaki tırmanış dikkat çekiyor.
Aşırı sağcı tehlikesi tırmanıyor
BfV raporuna göre, 2024 yılında 50 bin 250 olarak kaydedilen potansiyel aşırı sağcı sayısı, 2025 yılında 8 bin 500 artışla 58 bin 750’ye yükseldi. Bu kişilerin arasında şiddet yanlısı olanların sayısı ise 300 artarak 15 bin 600’e ulaştı.
Raporda, Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından “şüpheli vaka” olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’nin durumu da öne çıkıyor. Söz konusu parti bünyesinde 28 bin potansiyel aşırı sağcının bulunduğu ifade ediliyor. Aşırı sağcıların işlediği şiddet suçları bir önceki yıla göre yüzde 8,9 artarak 1395’e çıkarken, bu suçların yüzde 89,5’ini kasten yaralama vakaları oluşturuyor. Ayrıca kayıtlara 6 cinayete teşebbüs vakasının da girdiği belirtiliyor.
Aşırı sol ve dış tehditler
Raporda sadece aşırı sağcı değil, aşırı solcu gruplara yönelik veriler de dikkat çekiyor. Aşırı solcu sayısının 2025’te 4 bin 200 artarak 42 bin 200’e çıktığı, bu grupların bağlantılı olduğu şiddet suçlarının ise yüzde 60,9 artışla 856’ya ulaştığı kaydedildi.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, raporu değerlendirirken “Almanya baskı altında” ifadesini kullandı. Dobrindt, ülkenin hem dijital hem de fiziksel alanda sabotaj ve casusluk faaliyetlerinin hedefinde olduğunu vurguladı. Bakan, özellikle kritik altyapı, siyaset ve orduya yönelik saldırılara dikkat çekerek, şu an için en büyük tehdidin Rusya’dan geldiğini savundu.
Dijitalleşen radikalleşme
BfV Başkan Yardımcısı Sinan Selen ise radikalleşme süreçlerinin büyük oranda internete kaydığına işaret etti. Selen, “Yapay zeka operasyonel faaliyetlerde giderek daha fazla önem kazanıyor” diyerek, gençlerin dijital platformlar üzerinden hedef odaklı şekilde radikalleştirildiğini belirtti. Selen, Rusya’nın Almanya’yı Avrupa’daki en önemli rakiplerinden biri olarak konumlandırdığını ve bu doğrultuda siber saldırı ile bilgi manipülasyonu yöntemlerini etkin bir şekilde kullandığını ifade etti.

