Dünya paleontoloji literatürüne geçecek sıra dışı bir keşif, İngiliz Antarktika Araştırması arşivlerinde gerçekleşti. Yaklaşık 40 yıl boyunca bir çekmecede incelenmeyi bekleyen fosilleşmiş bir kemik parçasının, Antarktika kıtasında bulunan ilk dinozor kalıntısı olduğu ortaya çıktı. Bu tesadüfi buluş, kıtanın tarih öncesi dönemine dair bilinenleri yeniden şekillendirebilir.
Arşivlerden çıkan tarih: Çekmecede unutulan dev
Keşfin hikayesi 1980’li yıllara dayanıyor. İngiliz jeolog Michael Thomson ve Alman meslektaşı Reinhard Förster, Antarktika’nın James Ross Adası’nda kayaç haritalama çalışmaları yaparken çeşitli fosiller topladılar. Bu fosiller arasında yer alan ve o dönem büyük bir sürüngene ait olduğu tahmin edilen omurga kemiği, detaylı bir analize tabi tutulmadan İngiltere’deki arşiv merkezine kaldırıldı.
Uzun yıllar gün ışığı görmeyen bu parça, koleksiyonu inceleyen paleontolog Mark Evans’ın dikkatini çekene kadar bir çekmecede bekledi. Kemiğin yapısındaki farklılıkları fark eden Evans, fosili laboratuvar ortamında yeniden incelemeye alarak büyük keşfin kapısını araladı.
Geç Kretase dönemine ışık tutuyor
Yapılan kapsamlı analizler sonucunda, 40 yıldır sessizce bekleyen kemiğin, Geç Kretase döneminde Antarktika kıtasında yaşamış devasa bir sauropod dinozorunun kuyruk kemiği olduğu kesinleşti. “Eutitanosauria” adı verilen ve dünya tarihinin en iri canlı gruplarını temsil eden klanın bir üyesi olan bu dinozor, türünün diğer örneklerine göre daha küçük boyutlarıyla dikkat çekiyor.
Uzmanlar, kemik üzerindeki içbükey ve dışbükey formları inceleyerek fosili bir titanozor olarak sınıflandırdı. Fosilin Arjantin’deki bir dinozor türüyle gösterdiği benzerlik, bilim dünyasında türün kökenine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Kıtalar arası göçün yeni kanıtı
Antarktika, buzullarla kaplı coğrafi yapısı nedeniyle fosil bulmanın en zor olduğu bölgelerin başında geliyor. Kıta genelinde bugüne kadar sadece 12 farklı türe ait kalıntıya ulaşılabilmiş olması, bu keşfin önemini daha da artırıyor.
Bu fosil, hem Antarktika’da kayıt altına alınan en eski dinozor kalıntısı unvanını kazandı hem de kıtada bulunan ikinci sauropod örneği olarak kayıtlara geçti. Bilim insanları, bu keşfin sadece Antarktika’nın geçmişine değil, güney yarımkürede yer alan eski süper kıta Gondvana’daki canlı göçlerine de ışık tutacağı görüşünde birleşiyor. Uzmanlar, dev dinozorların geçmişte birbirine bağlı olan bu kara parçaları arasında serbestçe seyahat ettiğini belirterek, kıtanın sanılandan daha canlı bir ekosisteme sahip olduğunu vurguluyor.

