Titanic eserlerinin satılmasına ABD'den yasal engel
Dünya

Titanic eserlerinin satılmasına ABD’den yasal engel

Kuzey Atlantik’in derinliklerindeki Titanic enkazından çıkarılan tarihi eserler, RMS Titanic şirketi ile ABD hükümeti arasında yeni bir hukuki krize neden oldu. Daha önce bu eserleri sadece müze ve gezici sergilerde teşhir etme taahhüdünde bulunan şirket, şimdi bu parçaları açık artırmayla satmayı planlıyor. Ancak ABD hükümeti, bu adımın yasal yükümlülükleri ihlal ettiğini savunarak satışa karşı çıktı.

ABD hükümeti ile şirket arasında “Titanic” krizi

Batık üzerindeki özel kurtarma haklarını elinde bulunduran RMS Titanic şirketi, aralarında bronz bir melek heykelciği, altın kolyeler ve değerli madalyonların da bulunduğu 100’den fazla eseri, küresel bir turun ardından açık artırmaya çıkarma kararı aldı. Şirketin bu girişimi, ABD çıkarlarını ve batık alanının korunmasını denetlemekle görevli olan Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ni (NOAA) harekete geçirdi. Hükümet, mahkemeye başvurarak bu satışın durdurulmasını talep etti.

Hukuki anlaşmazlığın perde arkası

Mahkeme belgelerine yansıyan bilgilere göre, hükümet kanadı şirketin satış için gerekli yasal izinleri almadığını ve mevcut mahkeme kararlarını yok saydığını iddia ediyor. RMS Titanic avukatları ise önerilen açık artırma modelinin mevcut kararlara aykırı olmadığını savunarak, satış kabiliyetlerinin sınırlandırılamayacağını öne sürüyor. 1987 yılından bu yana enkazdan binlerce nesne çıkaran şirket, geçmişte de benzer satış girişimlerinde bulunmuş ancak hem ABD mahkemeleri hem de kurban yakınları tarafından büyük tepkiyle karşılaşmıştı.

Koleksiyon bir bütün mü kalmalı?

Mevcut anlaşmazlığın en temel noktasında, çıkarılan eserlerin hukuki statüsü ve bütünlüğü yatıyor. NOAA, yaklaşık 5 bin parçadan oluşan koleksiyonun tek bir bütün olarak korunması gerektiğini, bunun hem tarihi hem de kültürel açıdan bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Kurum, özellikle ilk çıkarılan parçaların mülkiyetini veren Fransız mahkemesinin de bu eserlerin tek tek satılmaması şartını koyduğunu hatırlatıyor.

Şirket tarafı ise ABD mahkemelerinin, Fransa’da tescillenen ürünler üzerinde yargı yetkisi olmadığını iddia ederek savunma geliştiriyor. Sualtı kaşifleri ve hukuk uzmanları ise Titanic’in mirasının korunması gerektiğini vurgulayarak, bu eşsiz parçaların “milyarderlerin evlerini süsleyen güç gösterisi nesnelerine” dönüşmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Önümüzdeki süreçte mahkemenin vereceği karar, sadece Titanic eserlerinin geleceğini değil, batıklardan çıkarılan tarihi mirasın ticari kullanım sınırlarını da belirleyecek.