Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), mahkemenin verdiği mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesinin ardından, tarihindeki en büyük tüzük ve yönetim krizlerinden birini yaşıyor. Parti içinde gerçekleştirilen tedbirli disiplin sevklerinin ardından, gözler TBMM çatısı altındaki Meclis grubuna çevrildi. Gazeteci Muharrem Sarıkaya, Kılıçdaroğlu’nun görevden el çektirilen grup başkanvekillerinin yerine yeni isimleri sandık kurmadan, doğrudan atamak konusunda kararlı olduğunu yazdı. Özgür Özel ve ekibi ise bu hamleye tüzük maddeleriyle meydan okuyor.
Odalar boşaltıldı, araçlar iade edildi
Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), hafta içinde aralarında Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın’ın da bulunduğu 9 ismi kesin ihraç talebiyle ve tedbirli olarak disipline sevk etmişti.
Parti tüzüğündeki “tedbirli olarak disipline sevk edilenlerin partinin herhangi bir organında görev alamayacağı” hükmünü işleten Kılıçdaroğlu yönetimi, TBMM Başkanlığı’na resmi yazı yazarak iki ismin görevlerinin bittiğini bildirdi. Hukuki prosedürü uygulayan TBMM Başkanlığı ise Başarır ve Günaydın’dan meclisteki odalarını boşaltmalarını ve makam araçlarını iade etmelerini talep etti. Kılıçdaroğlu yönetiminin, disipline sevk edilmeyen diğer grup başkanvekili Murat Emir hakkında ise şimdilik bir tasarrufta bulunmadığı öğrenildi.
Özel cephesi tüzükle direniyor: “Milletvekilleri seçmeli”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüzüğün bir başka maddesine dayanarak yeni grup başkanvekillerini doğrudan atama kararlılığına, CHP milletvekillerinin çoğunluğu tarafından TBMM Grup Başkanı seçilen Özgür Özel ve ekibinden jet hızıyla itiraz geldi.
Özel ve ekibi, partinin mevcut yasalarına göre Meclis grubunda genel merkezin tek taraflı atama yetkisinin bulunmadığını savunuyor:
“CHP Tüzüğü’ne göre Meclis grubunu yönetecek olan grup başkanvekilleri doğrudan atanamaz. Bu makamlara gelecek isimlerin, Meclis grubunu oluşturan mevcut milletvekilleri arasında yapılacak gizli oylamayla ve seçimle belirlenmesi hukuki bir zorunluluktur.”
“Özel’in uzatma kararı yok hükmündedir”
Kılıçdaroğlu yönetiminden yetkili bir isim, Özgür Özel’in Genel Başkanlık döneminde aldığı diğer kararlar (belediye başkan adaylarının belirlenmesi gibi) hukuken ayaktayken, grup başkanvekilleriyle ilgili kararlarının nasıl iptal edildiği sorusuna hukukçu kurmayların şu analiziyle yanıt verdi: “Hukuken öyle kararlar vardır ki fiilen geri dönüşü imkansızdır; belediye başkanlığı seçimleri gibi. Ancak grup başkanvekillerinin görev sürelerinin uzatılması kararı geriye döndürülebilir niteliktedir. Bu nedenle Özgür Özel’in aldığı o uzatma kararı mutlak butlan kararı sonrası yok hükmündedir ve geçersizdir.”
Meclis grubunda “güvensizlik oyu” formülü masada
Siyasi analistlere göre, Kılıçdaroğlu yönetiminin Meclis grubuna dışarıdan veya doğrudan yapacağı olası bir atama hamlesi, TBMM içinde yeni bir restleşmeyi doğurabilir.
Hukukçular, Özgür Özel’e sadık olan ve Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran milletvekillerinin, Kılıçdaroğlu’nun doğrudan atayacağı yeni üyelere karşı “güvensizlik oyu” verme haklarının açık olduğunu belirtiyor. CHP grubunun, atanan isimleri güvensizlik oyuyla düşürerek kendi içlerinden yeni bir seçim yapma yoluna gitmesi, ana muhalefet partisindeki çift başlılık krizini daha da derinleştirebilir.

